<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:turbo="http://turbo.yandex.ru/xmlns" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" version="2.0">
  <channel xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Finans Gundem – %100 Finans</title>
    <link>https://finansgundem.com.tr</link>
    <description>Finans Gundem: %100 Finans, güncel finans haberleri, Bitcoin, kripto paralar , borsa ve ekonomi gündemiyle yatırımcılar için en doğru adres</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://finansgundem.com.tr/rss?yandex=turbo" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Copyright © 2024. Her hakkı saklıdır.</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Thu, 14 May 2026 16:31:43 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/rss?yandex=turbo"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bolat: Kazakistan ile ticaret hacmimizi 15 milyar dolar hedefine ulaştırmak istiyoruz]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/bolat-kazakistan-ile-ticaret-hacmimizi-15-milyar-dolar-hedefine-ulastirmak-istiyoruz</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/bolat-kazakistan-ile-ticaret-hacmimizi-15-milyar-dolar-hedefine-ulastirmak-istiyoruz" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Ticaret Bakanı Bolat, Kazakistan ile ikili ticaret hacmini 15 milyar dolar hedefine ulaştırmak için çalışmayı sürdüreceklerini belirterek, 'Ülkelerimiz arasındaki stratejik ticari ilişkileri daha da güçlendirerek bir adım ileriye taşıyacağız.' dedi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Nsosyal hesabından yaptığı paylaşımda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev'in eş başkanlıklarında Astana'da düzenlenen Türkiye-Kazakistan Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi (YDSK) 6. Toplantısı'na katıldıklarını bildirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Toplantı kapsamında gerçekleştirilen heyetler arası görüşmelerde iki ülke arasındaki çok boyutlu ekonomik ve ticari ilişkilerde kaydedilen gelişmeleri ele aldıklarına işaret eden Bolat, şu değerlendirmede bulundu:</p> <p>'Toplantıda önümüzdeki dönemde atacağımız adımları değerlendirdik. Türkiye olarak dost ve kardeş Kazakistan ile ikili ticaret hacmimizi 15 milyar dolar hedefine ulaştırmak için çalışmalarımızı sürdürecek, ülkelerimiz arasındaki stratejik ticari ilişkileri daha da güçlendirerek bir adım ileriye taşıyacağız.'</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/bolat-kazakistan-ile-ticaret-hacmimizi-15-milyar-dolar-hedefine-ulastirmak-istiyoruz</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 16:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/bolat-kazakistan-ile-ticaret-hacmimizi-15-milyar-dolar-hedefine-ulastirmak-istiyoruz.webp" type="image/jpeg" length="32607"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Togg Tesla'yı 4 Kat Geçti, BYD İkinci Sıraya Oturdu]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/togg-teslayi-4-kat-gecti-byd-ikinci-siraya-oturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/togg-teslayi-4-kat-gecti-byd-ikinci-siraya-oturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Nisan 2026'da Türkiye'de satılan her iki araçtan biri elektrikli ya da hibrit. Togg 13.240, Tesla 3.025 adet sattı. BYD ise Tesla'nın iki katına ulaştı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Nisan 2026'da Türkiye'de satılan her iki yeni otomobilden biri artık elektrikli ya da hibrit.<br />
ODMD'nin 5 Mayıs 2026 tarihli verilerine göre Ocak-Nisan döneminde elektrikli ve hibrit otomobillerin toplam payı yüzde 51,4'e ulaştı. Benzinli araçlar yüzde 42,2'de kaldı. Dizel sadece yüzde 6.<br />
Bu rakamın içindeki ayrım önemli: Saf elektrikli araçların payı yüzde 18,9 (54.892 adet), hibrit araçların payı yüzde 32,5 (94.441 adet). Bir yıl önce aynı dönemde elektrikli yüzde 13,9, hibrit yüzde 28,7'ydi. Yani bir yılda toplam elektrifikasyon oranı 9 puan yükseldi.<br />
Ve bu dönüşümün lokomotifi yerli üretim.</p>

<h3><strong>Togg, Tesla'yı 4 Katından Fazla Geçti</strong></h3>

<p>Nisan ayında saf elektrikli araç pazarında tablo netti. Togg 3.821 adet sattı, yüzde 24,31 pazar payına ulaştı. Tesla aynı ay 880 adet sattı, pazar payı yüzde 5,55'te kaldı.<br />
Ocak-Nisan dönemine bakıldığında fark daha da açılıyor. Togg 13.240 adet sattı. Tesla 3.025 adet. Togg'un dört aylık satışı Tesla'nın 4,4 katı.<br />
Pazardaki ikinci sıra şaşırtıcı: Çinli BYD 6.538 adet ile Tesla'nın iki katından fazla satış yaparak Türkiye pazarına agresif giriş yaptı. Türkiye'nin elektrikli araç pazarında artık üç büyük güç var: Yerli Togg, Çinli BYD ve Amerikalı Tesla. Ve sıralama bu şekilde.</p>

<h3><strong>Markalara Göre Nisan 2026 Elektrikli Satışlar</strong></h3>

<table class="table table-bordered table-sm">
 <thead>
  <tr>
   <th>Sıra</th>
   <th>Marka</th>
   <th>Nisan Satış</th>
   <th>Ocak-Nisan Toplam</th>
   <th>Pazar Payı</th>
  </tr>
 </thead>
 <tbody>
  <tr>
   <td>1</td>
   <td>Togg</td>
   <td>3.821</td>
   <td>13.240</td>
   <td>%24,31</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>2</td>
   <td>BYD</td>
   <td>438</td>
   <td>6.538</td>
   <td>%12,00</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>3</td>
   <td>KG Mobility</td>
   <td>1.604</td>
   <td>4.812</td>
   <td>%8,84</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>4</td>
   <td>Mini</td>
   <td>1.310</td>
   <td>4.228</td>
   <td>%7,76</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>5</td>
   <td>Citroen</td>
   <td>1.437</td>
   <td>3.717</td>
   <td>%6,82</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>6</td>
   <td>Volvo</td>
   <td>1.222</td>
   <td>3.467</td>
   <td>%6,37</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>7</td>
   <td>Opel</td>
   <td>1.283</td>
   <td>3.124</td>
   <td>%5,74</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>8</td>
   <td>Tesla</td>
   <td>880</td>
   <td>3.025</td>
   <td>%5,55</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>9</td>
   <td>Mercedes</td>
   <td>859</td>
   <td>2.040</td>
   <td>%3,75</td>
  </tr>
  <tr>
   <td>10</td>
   <td>Hyundai</td>
   <td>647</td>
   <td>1.951</td>
   <td>%3,58</td>
  </tr>
 </tbody>
</table>

<h3><strong>Neden Togg Kazanıyor?</strong></h3>

<h3><strong>Fiyat Avantajı</strong></h3>

<p>Togg T10X başlangıç fiyatı 1,8 milyon TL bandında, Tesla Model Y ise 2,3 milyon TL'den başlıyor. 500 bin TL'lik fark orta sınıf için belirleyici. Üstüne Togg'un yüzde 0 faizli kredi kampanyaları, Tesla'nın yüksek faiz şartlarına karşı ciddi rekabet avantajı yaratıyor.</p>

<h3><strong>Servis Ağı</strong></h3>

<p>Togg'un 24 ilde fiziki bayi noktası var, mobil servis kırsal bölgelere de ulaşıyor. Tesla'nın Türkiye'de sadece İstanbul ve Ankara'da fiziki mağazası var.</p>

<h3><strong>Vergi Avantajı</strong></h3>

<p>Yerli üretime özel düzenlemeler Togg'a fiyat üstünlüğü sağlıyor. Tesla gibi ithal araçlar için ÖTV, KDV ve gümrük vergileri son fiyata önemli yük ekliyor.</p>

<p>Togg'un iki modeli ilk üçe girdi. T10X 2.278 adet, T10F 1.543 adet sattı. T10F'nin dört aylık satışı olan 6.002 adet, Tesla Model Y'nin aynı dönemdeki toplam Türkiye satışının (3.025 adet) iki katından fazla.<br />
Türkiye'de araç almayı anlattık: <a href="https://finansgundem.com.tr/23-milyon-tl-bir-tesla-ya-da-60-yil-toplu-tasima"><u>2,3 Milyon TL: Bir Tesla mı, 60 Yıl Toplu Taşıma mı?</u></a></p>

<h3><strong>Genel Pazar ve Çin'in Yükselişi</strong></h3>

<p>Tüm otomobil pazarına bakıldığında Togg Nisan'da en çok satan 10. marka oldu. Renault, Volkswagen, Fiat, Ford, Peugeot, Toyota, Citroen, Hyundai ve Opel'in ardından. Sadece elektrikli üreten bir şirketin benzinli devlerin önüne geçmesi önemli.<br />
Genel pazar 2026 Ocak-Nisan döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 3,13 daralarak 369.696 adet oldu. Otomobil satışları yüzde 5,93 azaldı. Pazar küçülüyor. Ama elektrikli araçlar büyüyor.<br />
Çinli markalar agresif pozisyon alıyor. Chery Nisan'da 2.227 adet, BYD 447 adet sattı. Önümüzdeki bir yıl içinde Çinli markaların toplam pazar payının yüzde 10'a ulaşması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Şarj Altyapısı Yetişebilecek mi?</strong></h3>

<p>Trafikteki elektrikli araç sayısı 350 bini aştı. Türkiye genelinde elektrikli araç şarj soketi sayısı Nisan 2026 itibarıyla 41.938'e çıktı. Rakam artıyor ama araç sayısı daha hızlı büyüyor. Apartman ve sitelerde özel şarj birimi kurulumu için yasal düzenlemeler hızlanmalı.<br />
Döviz ve enflasyon etkisini anlattık: <a href="https://finansgundem.com.tr/dolar-mi-altin-mi-2026da-parani-nereye-koymalisin"><u>Dolar mı Altın mı? 2026'da Paranı Nereye Koymalısın</u></a></p>

<h3><strong>Tüketici İçin Pratik Sorular</strong></h3>

<p><strong>Togg mu, Tesla mı?</strong> Şehir içi kullanım ve bütçe önceliği için Togg T10X mantıklı. Uzun yol ve premium tasarım isteyenler için Tesla Model Y hâlâ tercih edilen seçenek. Ama 500 bin TL'lik fark büyük.<br />
<strong>Çin markaları güvenilir mi?</strong> BYD ve KG Mobility Avrupa standartlarında üretim yapıyor. Garanti süreleri batılı markalarla uyumlu. Üç yıl önceki "güvenilir mi?" sorusu artık cevaplandı: Evet.<br />
<strong>Asgari ücretle Togg alınabilir mi?</strong> Net 28.075 TL asgari ücretle zor. Aylık taksit 75 bin TL'ye yaklaşıyor. Togg'un ana müşteri kitlesi yüksek orta gelir grubu ve üzeri.<br />
Tüm finans gündemini takip etmek için: <a href="https://finansgundem.com.tr/finans-gundem"><u>Finans Gundem</u></a></p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<hr />
<p>⚠️ Yasal Uyarı: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi, Otomobil</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/togg-teslayi-4-kat-gecti-byd-ikinci-siraya-oturdu</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 16:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/togg-tesla-elektrikli-pazar-nisan-2026.jpg" type="image/jpeg" length="66821"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bankacılık sektörünün toplam mevduatı geçen hafta geriledi]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-gecen-hafta-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-gecen-hafta-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 8 Mayıs ile biten haftada önceki haftaya göre 112 milyar 44 milyon 207 bin lira azalışla 30 trilyon 366 milyar 496 milyon 277 bin liraya geriledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p> <p>Buna göre bankacılık sektörünün toplam mevduatı, 8 Mayıs ile biten haftada yüzde 0,37 ve 112 milyar 44 milyon 207 bin lira azalışla 30 trilyon 478 milyar 540 milyon 484 bin liradan 30 trilyon 366 milyar 496 milyon 277 bin liraya indi.</p> <p>Aynı dönemde bankalardaki Türk lirası cinsi mevduat yüzde 1,65 azalarak 16 trilyon 101 milyar 965 milyon 246 bin lira, yabancı para (YP) cinsinden mevduat yüzde 1,60 yükselişle 10 trilyon 464 milyar 438 milyon lira oldu.</p> <p>Bankalarda bulunan toplam YP mevduatı geçen hafta 270 milyar 572 milyon dolar düzeyinde gerçekleşirken, bu tutarın 232 milyar 6 milyon doları yurt içinde yerleşik kişilerin hesaplarında toplandı.</p> <p>Yurt içi yerleşiklerin toplam YP mevduatında parite etkisinden arındırılmış veriler dikkate alındığında, 8 Mayıs itibarıyla 56 milyon dolarlık azalış görüldü.</p> <p><strong>Yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri azaldı</strong></p> <p>Bankacılık sektöründe yurt içi yerleşiklerin tüketici kredileri, geçen hafta yüzde 0,58 azalışla 6 trilyon 292 milyar 687 milyon 936 bin liraya indi.</p> <p>Söz konusu kredilerin 772 milyar 850 milyon 128 bin lirası konut, 44 milyar 535 milyon 860 bin lirası taşıt, 2 trilyon 407 milyar 525 milyon 545 bin lirası ihtiyaç kredileri, 3 trilyon 67 milyar 776 milyon 403 bin lirası ise bireysel kredi kartlarından oluştu.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Bankacılık sektörünün Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası dahil toplam kredi hacmi de 8 Mayıs ile biten haftada 57 milyar 943 milyon 321 bin lira artarak 24 trilyon 928 milyar 225 milyon 172 bin liraya yükseldi.</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-gecen-hafta-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:39:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/bankacilik-sektorunun-toplam-mevduati-gecen-hafta-geriledi.jpg" type="image/jpeg" length="61353"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Pekin Zirvesi Tarih Yazdı: 12 Saatte Neler Yaşandı]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/pekin-zirvesi-tarih-yazdi-12-saatte-neler-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/pekin-zirvesi-tarih-yazdi-12-saatte-neler-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Trump ve Şi 13 Mayıs Pekin'de buluştu. Nvidia H200 çipi 10 Çin şirketine onaylandı, BABA yüzde 8, JD.com yüzde 7 yükseldi. 12 saatte Pekin'de yaşananlar.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Pekin'in en güzel sabahlarından biri 14 Mayıs 2026 Perşembe günü yaşandı. Halk Sarayı önünde tören başladı, kırmızı halı serildi, askeri bando çaldı. Donald Trump ile Şi Cinping merdivenleri yan yana çıktı. Sekiz buçuk yıl sonra ilk Trump-Xi yüz yüze görüşmesi gerçekleşti. Yanında Tim Cook, Elon Musk, Jensen Huang ve 1,07 trilyon dolar serveti olan bir CEO ordusu vardı.</p>

<p>13 Mayıs 2026 yayınladığımız "Trump Çin'e Uçtu, Yanında Silicon Valley'nin Tamamı Var" haberinin tarihsel sonucu netleşti. Görüşmenin somut çıktısı çok büyük. ABD Ticaret Bakanlığı Nvidia H200 yapay zeka çiplerinin 10 büyük Çin şirketine satışına onay verdi. Alibaba, Tencent, ByteDance, JD.com, Lenovo, Foxconn dahil her bir şirket 75 bin çip alabilecek. Toplam 750 bin çip kapasitesi demek. Bu rakam 11 milyar dolar gelir potansiyeli içeriyor.</p>

<h3><strong>Sahnede Tarihi Bir Diyalog</strong></h3>

<p>Sabah saatlerinde Şi Cinping konuşmasında çarpıcı bir soru sordu. "Çin ve ABD, Thucydides Tuzağı'ndan kaçabilir mi?" Bu ifade Harvard Üniversitesi araştırmacısı Graham Allison'un meşhur tezine atıftı. Yükselen bir güçle (Çin) yerleşik bir güç (ABD) arasındaki gerilimin tarihte 16 olayın 12'sinde savaşla sonuçlandığı tezi. Şi mesajı net verdi. "Çin ve ABD'nin ortak çıkarları farklılıklarımızdan daha büyüktür."</p>

<p>Trump cevabını verdi. "Siz büyük bir lidersiniz." Sonra heyetindeki CEO'ları Şi'ye tanıttı ve Çin ile işbirliğini genişletmelerini istedi. Truth Social üzerinde yapacağı paylaşımda "Bu parlak insanların yeteneklerini sergileyebilmesini istiyorum" yazdı.</p>

<p>Şi ise iki kritik konu açtı. Birincisi Tayvan. "Tayvan en kritik mesele. Eğer iyi yönetilmezse, ilişkilerimizi tehlikeli bir noktaya götürür" dedi. İkincisi Hürmüz Boğazı. Trump ve Şi anlaştı, boğaz açık kalacak, Çin daha fazla ABD petrolü satın alacak. İran savaşı nedeniyle altı hafta ertelenen bu zirve, başlangıçta gerilimle başlasa da somut anlaşmalarla devam etti.</p>

<p>Anthropic ve Musk'ın tarihi yapay zeka anlaşmasını detaylı işledik: <u><a href="https://finansgundem.com.tr/anthropic-ve-musk-baristi-yapay-zeka-uzaya-cikiyor">Anthropic ve Musk Barıştı: Yapay Zeka Uzaya Çıkıyor</a></u></p>

<h3><strong>İki Günde Pekin'de Yaşananlar</strong></h3>

<p>13-14 Mayıs 2026 günleri Pekin saatiyle olayların kronolojik akışı bir tarih dersi gibi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p><strong>13 Mayıs Çarşamba akşamı — Trump Pekin'e indi.</strong> Air Force One Pekin Capital Uluslararası Havalimanı'na indi. Kırmızı halı serildi, askeri bando çaldı, Çin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Han Zheng havalimanında karşıladı. Trump otele yerleşti, asıl görüşmeler ertesi gün başladı.</p>

<p><strong>14 Mayıs Perşembe 10:00 — Halk Sarayı karşılaması.</strong> Trump motorkadla Halk Sarayı'na geldi. Şi Cinping merdivenlerde karşıladı. ABD ve Çin milli marşları çalındı. 300 Çinli genç ABD ve Çin bayraklarını birlikte salladı.</p>

<p><strong>14 Mayıs Perşembe 10:30 — Heyet görüşmesi başladı.</strong> Halk Sarayı'nın büyük toplantı salonunda iki taraf masaya oturdu. ABD tarafında Marco Rubio (Dışişleri), Scott Bessent (Hazine), Pete Hegseth (Savunma), Jamieson Greer (Ticaret Temsilcisi) ve CEO'lar yer aldı. Jensen Huang Trump'ın sağ yanına, Elon Musk arka safta oturdu.</p>

<p><strong>14 Mayıs 11:30 — İlk açıklama.</strong> Beyaz Saray Hürmüz Boğazı konusunda anlaşma sağlandığını duyurdu. Çin ABD petrolü alımını artıracak.</p>

<p><strong>14 Mayıs 13:00 — Tianhe Tapınağı turu.</strong> Trump ve Şi tarihi Tianhe Tapınağı'nı birlikte gezdi. Tapınak Çin'in 1420 yılında inşa ettiği tarihi yapıdır. Pekin'in Yasak Şehir'inin tamamlayıcısı konumunda.</p>

<p><strong>14 Mayıs gün içinde — Reuters bombası patladı.</strong> Trump-Şi görüşmesi devam ederken ABD Ticaret Bakanlığı Nvidia H200 çiplerinin 10 Çin şirketine satışına onay verildiği haberi geldi. Alibaba, Tencent, ByteDance, JD.com, Lenovo, Foxconn ve diğer dört firma. Her biri 75 bin çip alabilecek. Toplam kapasite 750 bin çip. NVDA hissesi premarket'te yüzde 3'ten fazla yükseldi, 233 dolar seviyesini gördü.</p>

<p><strong>14 Mayıs 18:00 — Çin tepkisi.</strong> Hong Kong borsası kapanışı yaklaşırken Çin teknoloji hisseleri uçtu. Alibaba (BABA) yüzde 8,18, JD.com yüzde 7,24, Tencent yüzde 4,80 yükseldi. Lenovo yüzde 1,66 kazandı. Wall Street premarket işlemlerinde NVDA yüzde 3'ten fazla artışla 233,22 dolar zirvesini gördü, ABD borsa açılışında ek hareket bekleniyor.</p>

<p><strong>14 Mayıs 20:00 — Devlet bankesi.</strong> Halk Sarayı'nda Şi Cinping'in ev sahipliğinde gala düzenleniyor. Bankenin menüsü klasik Çin operası eşliğinde beş çeşit geleneksel mutfak. CEO'ların Çinli iş ortaklarıyla yan masalarda görüşme yapması bekleniyor.</p>

<h3><strong>Türk Yatırımcı için Anlamı</strong></h3>

<p>Bu zirve Türkiye için üç ayrı anlam taşıyor.</p>

<p>İlk anlam yapay zeka ekosistemi konusu. ABD ve Çin yapay zeka çağında ayrı iki sistem kurmaktan vazgeçti, kontrollü işbirliğine geçiyor. Bu durum Türkiye gibi orta ölçekli ekonomiler için tehdit ve fırsat içeren bir denklem yarattı. Türkiye yapay zeka altyapısını ABD'den NVDA çipi alarak ya da Çin'den Huawei Ascend çipi alarak kurabilir. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın 2030 yapay zeka yol haritasında bu denklem net ele alınmalı.</p>

<p>İkinci anlam ticaret tarafı. Türkiye-Çin ticaret hacmi 2025'te 50 milyar doları aştı. Trump'ın Çin'i ABD ürünlerine açtırma çabası başarılı olursa, Türk üreticileri için Çin pazarında rekabet zorlaşır. Tekstil, otomotiv yedek parça, gıda sektörleri için ABD'li üreticilerle yarış başlayabilir.</p>

<p>Üçüncü anlam yatırımcı stratejisi. NVDA hissesi 13 Mayıs kapanışında 225 dolardı, 14 Mayıs sabahında 233 dolar seviyesini gördü. Türk yatırımcı ABD borsa hesabı varsa H200 onayı sonrası NVDA pozisyonunu güçlendirebilir. Aynı zamanda BABA, JD.com, Tencent (TCEHY) Çin tarafından kazançlı çıkan hisseler. Çift yönlü pozisyon en mantıklı strateji.</p>

<h3><strong>Pekin'den Çıkan Sonuç</strong></h3>

<p>14 Mayıs Perşembe günü Pekin'de yaşananlar tarihte iz bırakacak. Sekiz buçuk yıl ara verilen bir liderler arası diyalog, ABD Pentagon'unun "Anthropic dışlandı" kararından bir hafta sonra, Çin Halk Bankası'nın yerli çip stratejisini sıkılaştırdığı bir dönemde gerçekleşti.</p>

<p>Sonuç olarak iki taraf da kazanan görünüyor. ABD Nvidia satışını açtı, Boeing uçak siparişi yolda, tarım ürünleri ihracatı tartışılıyor. Çin yapay zeka pazarına erişim kazandı, Tayvan konusunda mesajını verdi, devlet bankesi gibi diplomatik gücün maksimum gösterimini yaptı.</p>

<p>Asıl kaybeden taraf Anthropic olabilir. Pentagon kontratı dışlandı, Çin'e doğrudan erişim yok, OpenAI Daybreak ile siber güvenlik tarafından sıkıştırıyor. Ancak bu hafta yapılan yönetim kurulu toplantısında 900 milyar dolar değerleme ile yeni finansman turu gündeme getiriliyor. Anthropic Mythos modeli ve 1,2 trilyon dolarlık secondary market değeri devam ediyor.</p>

<p>Bir başka kazanan Türk yatırımcı olabilir. Doğru zamanda NVDA, BABA ya da Anthropic IPO pozisyonu alanlar, önümüzdeki bir yılda ciddi getiri yakalayabilir. 15 Mayıs Cuma günü Trump ve Şi son çay buluşmasını yapacak, sonra Trump'ın ülkesine dönüş yolculuğu başlayacak. Pekin'in 14 Mayıs sabahı kırmızı halısı yapay zeka çağının önümüzdeki on yıllık seyrine yön verdi.</p>

<p>Devamı için <a href="https://finansgundem.com.tr/yapayzeka"><u>Finans Gundem Yapay Zeka</u></a> yazılarımızı inceleyebilirsiniz. </p>

<hr />
<p>⚠️ Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Yapay Zeka</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/pekin-zirvesi-tarih-yazdi-12-saatte-neler-yasandi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:30:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/trump-pekin-zirvesi-14-mayis-tarihi-anlasma.jpg" type="image/jpeg" length="33684"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Sigorta Sektörünün öz sermaye büyüklüğü 500 milyar TL'ye yaklaştı]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/sigorta-sektorunun-oz-sermaye-buyuklugu-500-milyar-tlye-yaklasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/sigorta-sektorunun-oz-sermaye-buyuklugu-500-milyar-tlye-yaklasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TSB, yaptığı açıklamada 2026 yılı ilk çeyrek sektör sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, bu yılın ilk çeyreğinde sektörün öz kaynaklarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 büyüdüğünü belirterek, 'Yaklaşık 500 milyar liraya ulaşan öz sermaye büyüklüğü ve güçlü reasürans desteği sayesinde sektörümüz, ülkemiz varlıklarına milli gelirin yaklaşık 20 katı büyüklüğünde bir koruma kapasitesi sunuyor.' ifadesini kullandı.</p> <p>TSB, yaptığı açıklamada 2026 yılı ilk çeyrek sektör sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.</p> <p>Birlikten yapılan açıklamaya göre veriler, sigorta ve emeklilik sektörünün sigortalılara sağladığı koruma kapasitesini artırmayı sürdürürken güçlü öz kaynak yapısıyla ekonomiye güven vermeye devam ettiğini ortaya koydu.</p> <p>Bununla birlikte, sektörün teknik sonuçları üzerindeki baskıların, sürdürülebilir büyüme açısından dikkatle yönetilmesi gereken önemli bir alan olduğu vurgulandı.</p> <p>Açıklamada görüşlerine yer verilen TSB Başkanı Ahmet Yaşar, sigorta sektörünün yalnızca finansal büyüklüğüyle değil, ekonomide üstlendiği koruma fonksiyonuyla da kritik bir rol oynadığını anlatarak, '2026 yılı ilk çeyrek sonuçlarına göre hayat dışı sigorta sektörümüzün prim üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 27 artış gösterdi. Sektörün temel branşları olan trafik, kasko ve yangın branşları dikkate alındığında ise artış oranı yüzde 20 seviyelerinin altına iniyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Prim artışlarının enflasyonun altında kalmasının, sigorta primlerinde reel olarak gerilemeye işaret ettiğine dikkati çeken Yaşar, bu tablonun sektörün enflasyonla mücadele sürecine destek verirken sigortalılara daha erişilebilir fiyatlarla güçlü koruma sunmayı sürdürdüğünü gösterdiğini bildirdi.</p> <p><strong>'Yaklaşık 500 milyar liraya ulaşan öz sermaye büyüklüğü ve güçlü reasürans desteği var'</strong></p> <p>Yaşar, sektörün finansal dayanıklılığını güçlendirmeye devam ettiğine işaret ederek, şirketlerin öz kaynak yapısındaki büyümenin dikkat çekici seviyelere ulaştığını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>İlk çeyrekte sektörün öz kaynaklarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63 büyüdüğünü belirten Yaşar, 'Yaklaşık 500 milyar liraya ulaşan öz sermaye büyüklüğü ve güçlü reasürans desteği sayesinde sektörümüz, ülkemiz varlıklarına milli gelirin yaklaşık 20 katı büyüklüğünde bir koruma kapasitesi sunuyor. Bu yapı, olası finansal dalgalanmalar ve büyük doğal afet riskleri karşısında sektörümüzün dayanıklılığını artırıyor.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Yaşar, sektör karlılığının ağırlıklı olarak finansal gelirlerden beslenmesinin uzun vadede dikkatle yönetilmesi gereken bir unsur olduğuna işaret etti.</p> <p>Hayat dışı sigorta şirketlerinde yatırım gelirleri hariç teknik zararın 2025 yılı ilk çeyreğinde 17 milyar lira seviyesinde olduğunu hatırlatan Yaşar, 2026 yılı ilk çeyreğinde bu rakamın yüzde 38 artışla 23,5 milyar liraya yükseldiğini kaydetti.</p> <p><strong>'Sektörümüz net karlılığını artırmayı başardı'</strong></p> <p>Küresel gelişmelerin ve enerji maliyetlerindeki yükselişin teknik sonuçlar üzerindeki baskıyı artırabileceğine dikkati çeken TSB Başkanı Yaşar, 'İlk çeyrekte finansal gelirlerin desteğiyle sektörümüz net karlılığını artırmayı başardı. Ancak faaliyet giderlerindeki yüzde 47'lik artış, maliyet baskısının devam ettiğini gösteriyor. Sürdürülebilir ve sağlıklı büyüme için teknik sonuçların güçlendirilmesi büyük önem taşıyor.' değerlendirmesinde bulundu.</p> <p>Yaşar, sektörün mevcut riskleri yakından takip ettiğini ve teknik dengeyi güçlendirmeye yönelik adımların kararlılıkla sürdürüleceğini belirterek, sigorta sektörünün Türkiye'deki koruma açığının azaltılmasında stratejik bir rol üstlendiğini kaydetti.</p> <p>Üstlenilen bu misyonun sürdürülebilir olması için hem teknik hem finansal açıdan dengeli ve sağlıklı bir büyüme yapısının korunmasının büyük önem taşıdığını aktaran Yaşar, 'Sektörümüz, sigortalılarımızın menfaatlerini gözeten güçlü ve sürdürülebilir bir yapı için gerekli adımları atmaya devam edecektir.' açıklamasında bulundu.</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/sigorta-sektorunun-oz-sermaye-buyuklugu-500-milyar-tlye-yaklasti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/sigorta-sektorunun-oz-sermaye-buyuklugu-500-milyar-tlye-yaklasti.jpg" type="image/jpeg" length="67425"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Merkez Bankası rezervleri 171,5 milyar dolara yükseldi]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolara-yukseldi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolara-yukseldi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB'nin toplam rezervleri, 8 Mayıs haftasında 6 milyar 46 milyon dolar artarak 171 milyar 529 milyon dolara çıktı. Aynı dönemde brüt döviz rezervleri 60,6 milyar dolara, altın rezervleri 111 milyar dolara yükseldi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Merkez Bankası rezervleri 171,5 milyar dolar oldu</p> <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının (TCMB) toplam rezervleri, 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 171 milyar 529 milyon dolar oldu.</p> <p>TCMB, haftalık para ve banka istatistiklerini açıkladı.</p> <p>Buna göre, 8 Mayıs itibarıyla Merkez Bankası brüt döviz rezervleri 3 milyar 964 milyon dolar artışla 60 milyar 564 milyon dolara çıktı. Brüt döviz rezervleri, 1 Mayıs'ta 56 milyar 600 milyon dolar seviyesinde bulunuyordu.</p> <p>Bu dönemde altın rezervleri de 2 milyar 82 milyon dolar artarak 108 milyar 883 milyon dolardan 110 milyar 965 milyon dolara yükseldi.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Böylece Merkez Bankasının toplam rezervleri 8 Mayıs haftasında bir önceki haftaya göre 6 milyar 46 milyon dolar artarak 165 milyar 483 milyon dolardan 171 milyar 529 milyon dolara çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>TCMB rezervleri Ocak 2024'ten bu yana şöyle (milyon dolar):</p> <table class="table table-bordered table-sm"> <tbody> <tr> <td>Tarih</td> <td>Altın Rezervleri</td> <td>Brüt Döviz Rezervleri</td> <td>Toplam Rezervler</td> </tr> <tr> <td>26.01.2024</td> <td>48.007</td> <td>89.154</td> <td>137.161</td> </tr> <tr> <td>23.02.2024</td> <td>49.271</td> <td>82.479</td> <td>131.750</td> </tr> <tr> <td>29.03.2024</td> <td>54.378</td> <td>68.748</td> <td>123.126</td> </tr> <tr> <td>26.04.2024</td> <td>59.113</td> <td>64.967</td> <td>124.080</td> </tr> <tr> <td>31.05.2024</td> <td>59.740</td> <td>83.909</td> <td>143.648</td> </tr> <tr> <td>28.06.2024</td> <td>58.077</td> <td>84.833</td> <td>142.910</td> </tr> <tr> <td>19.07.2024</td> <td>59.214</td> <td>94.695</td> <td>153.910</td> </tr> <tr> <td>29.08.2024</td> <td>60.043</td> <td>89.329</td> <td>149.373</td> </tr> <tr> <td>27.09.2024</td> <td>63.566</td> <td>93.824</td> <td>157.390</td> </tr> <tr> <td>25.10.2024</td> <td>65.894</td> <td>93.504</td> <td>159.398</td> </tr> <tr> <td>1.11.2024</td> <td>66.614</td> <td>93.005</td> <td>159.619</td> </tr> <tr> <td>13.12.2024</td> <td>65.307</td> <td>98.175</td> <td>163.482</td> </tr> <tr> <td>24.01.2025</td> <td>68.232</td> <td>99.328</td> <td>167.560</td> </tr> <tr> <td>14.02.2025</td> <td>72.475</td> <td>100.677</td> <td>173.152</td> </tr> <tr> <td>21.03.2025</td> <td>74.785</td> <td>88.328</td> <td>163.114</td> </tr> <tr> <td>04.04.2025</td> <td>76.422</td> <td>77.838</td> <td>154.261</td> </tr> <tr> <td>30.05.2025</td> <td>83.164</td> <td>70.026</td> <td>153.190</td> </tr> <tr> <td>13.06.2025</td> <td>86.543</td> <td>72.744</td> <td>159.289</td> </tr> <tr> <td>25.07.2025</td> <td>85.223</td> <td>86.625</td> <td>171.848</td> </tr> <tr> <td>29.08.2025</td> <td>87.326</td> <td>91.031</td> <td>178.357</td> </tr> <tr> <td>05.09.2025</td> <td>90.931</td> <td>89.176</td> <td>180.107</td> </tr> <tr> <td>17.10.2025</td> <td>111.169</td> <td>87.273</td> <td>198.442</td> </tr> <tr> <td>14.11.2025</td> <td>107.389</td> <td>80.043</td> <td>187.432</td> </tr> <tr> <td>26.12.2025</td> <td>116.894</td> <td>76.978</td> <td>193.872</td> </tr> <tr> <td>30.01.2026</td> <td>133.753</td> <td>84.405</td> <td>218.158</td> </tr> <tr> <td>13.02.2026</td> <td>132.199</td> <td>79.586</td> <td>211.784</td> </tr> <tr> <td>06.03.2026</td> <td>134.707</td> <td>62.770</td> <td>197.478</td> </tr> <tr> <td>19.03.2026</td> <td>116.166</td> <td>61.292</td> <td>177.458</td> </tr> <tr> <td>27.03.2026</td> <td>100.049</td> <td>55.290</td> <td>155.339</td> </tr> <tr> <td>17.04.2026</td> <td>112.647</td> <td>61.821</td> <td>174.467</td> </tr> <tr> <td>24.04.2026</td> <td>110.101</td> <td>60.951</td> <td>171.052</td> </tr> <tr> <td>01.05.2026</td> <td>108.883</td> <td>56.600</td> <td>165.483</td> </tr> <tr> <td>08.05.2026</td> <td>110.965</td> <td>60.564</td> <td>171.529</td> </tr> </tbody> </table></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolara-yukseldi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:16:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/merkez-bankasi-rezervleri-1715-milyar-dolara-yukseldi.jpg" type="image/jpeg" length="54440"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yabancılardan 214,5 milyon dolarlık hisse alımı]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/yabancilardan-2145-milyon-dolarlik-hisse-alimi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/yabancilardan-2145-milyon-dolarlik-hisse-alimi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yurt dışında yerleşik kişiler, 8 Mayıs haftasında 214,5 milyon dolarlık hisse senedi ve 181,7 milyon dolarlık DİBS alırken, 34,1 milyon dolarlık ÖST satışı gerçekleştirdi.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yurt dışında yerleşiklerin hisse senedi, DİBS ve ÖST stoku</p> <p>Yurt dışında yerleşik kişiler, geçen hafta 214,5 milyon dolarlık hisse senedi ve 181,7 milyon dolarlık Devlet İç Borçlanma Senedi (DİBS) alırken, 34,1 milyon dolarlık Genel Yönetim Dışındaki Sektör İhraçları (ÖST) sattı.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), 'Haftalık Menkul Kıymet İstatistikleri'ni yayımladı.</p> <p>Buna göre, yurt dışında yerleşik kişiler, 8 Mayıs haftasında 214,5 milyon dolarlık hisse senedi ve 181,7 milyon dolarlık DİBS alırken, 34,1 milyon dolarlık ÖST sattı.</p> <p>Yurt dışında yerleşik kişilerin 30 Nisan haftasında 43 milyar 625,2 milyon dolar olan hisse senedi stoku, 8 Mayıs haftasında 45 milyar 832,2 milyon dolara yükseldi.</p> <p>Aynı dönemde yurt dışında yerleşik kişilerin DİBS stoku 15 milyar 41,2 milyon dolardan 15 milyar 273,3 milyon dolara çıkarken, ÖST stoku 1 milyar 524,9 milyon dolardan 1 milyar 485,1 milyon dolara indi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Borsa, Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/yabancilardan-2145-milyon-dolarlik-hisse-alimi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 15:14:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/yabancilardan-2145-milyon-dolarlik-hisse-alimi.png" type="image/jpeg" length="72346"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Finansal kiralama sektörünün aktif büyüklüğü 579.2 milyar TL'ye ulaştı]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/finansal-kiralama-sektorunun-aktif-buyuklugu-5792-milyar-tlye-ulasti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/finansal-kiralama-sektorunun-aktif-buyuklugu-5792-milyar-tlye-ulasti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK), faktoring, finansal kiralama ve tüketici finansmanı şirketlerine ait bilanço ve kar-zarar tabloları Mart 2026 raporu yayımlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Finansal kiralama sektörünün aktif büyüklüğü Mart sonu itibariyle 579.2 milyar TL 'ye ulaştı.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK), faktoring, finansal kiralama ve tüketici finansmanı şirketlerine ait bilanço ve kar-zarar tabloları Mart 2026 raporu yayımlandı.</p> <p>Raporda şu bilgiler yer alıyor:<br /> <br /> 14.05.2026 tarihi itibarıyla Kurumumuz veritabanındaki verilere göre; 2026-3 döneminde<br /> <br /> - Finansal Kiralama şirketlerinin<br /> <br /> - Aktif büyüklüğü 579.240 milyon TL<br /> - Finansal kiralama alacakları 405.656 milyon TL<br /> - Takipteki alacakları 8.380 milyon TL<br /> - Dönem net kârı 7.691 milyon TL<br /> - Özkaynaklar 105.152 milyon TL<br /> <br /> - Faktoring şirketlerinin<br /> <br /> - Aktif büyüklüğü 525.100 milyon TL<br /> - Faktoring alacakları 471.046 milyon TL<br /> - Takipteki alacakları 11.465 milyon TL<br /> - Dönem net kârı 8.051 milyon TL<br /> - Özkaynaklar 100.250 milyon TL<br /> <br /> - Tüketici Finansman şirketlerinin<br /> <br /> - Aktif büyüklüğü 357.366 milyon TL<br /> - Finansman kredisi alacakları 312.948 milyon TL<br /> - Takipteki alacakları 7.097 milyon TL<br /> - Dönem net kârı 5.503 milyon TL<br /> - Özkaynaklar 49.289 milyon TL</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/finansal-kiralama-sektorunun-aktif-buyuklugu-5792-milyar-tlye-ulasti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/finansal-kiralama-sektorunun-aktif-buyuklugu-5792-milyar-tlye-ulasti.jpeg" type="image/jpeg" length="26620"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[KKM hesapları 1 milyar 360 milyon liraya geriledi]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/kkm-hesaplari-1-milyar-360-milyon-liraya-geriledi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/kkm-hesaplari-1-milyar-360-milyon-liraya-geriledi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) haftalık bülteni yayımlandı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Kur korumalı Türk lirası mevduat ve katılma hesapları (KKM) geçen hafta 35 milyon lira azalarak 1 milyar 360 milyon liraya geriledi.</p> <p>Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun (BDDK) yayımladığı haftalık bültene göre, bankacılık sektörünün toplam kredi hacmi 8 Mayıs itibarıyla 76 milyar 141 milyon lira artarak 25 trilyon 554 milyar 504 milyon liradan 25 trilyon 630 milyar 646 milyon liraya çıktı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Bankacılık sektöründe toplam mevduat ise bankalar arası dahil geçen hafta 80 milyar 172 milyon lira azalarak 29 trilyon 168 milyar 265 milyon liradan 29 trilyon 88 milyar 93 milyon liraya geriledi.</p> <p><strong>Tüketici kredileri 3 trilyon 232 milyar liraya yükseldi</strong></p> <p>Tüketici kredilerinin tutarı bu dönemde 11 milyar 634 milyon lira artarak 3 trilyon 231 milyar 552 milyon liraya yükseldi. Söz konusu tutarın 773 milyar 586 milyon lirası konut, 44 milyar 649 milyon lirası taşıt ve 2 trilyon 413 milyar 317 milyon lirası ihtiyaç kredilerinden oluştu.</p> <p>Bu dönemde taksitli ticari kredilerin tutarı 20 milyar 815 milyon lira artarak 3 trilyon 990 milyar 624 milyon lira oldu. Bankaların bireysel kredi kartı alacakları ise yüzde 1,5 azalışla 3 trilyon 67 milyar 991 milyon lira düzeyinde gerçekleşti.</p> <p>Bireysel kredi kartı alacaklarının 1 trilyon 167 milyar 301 milyon lirasını taksitli, 1 trilyon 900 milyar 690 milyon lirasını taksitsiz borçlar oluşturdu.</p> <p><strong>Yasal öz kaynaklar arttı</strong></p> <p>Bankacılık sektöründe takipteki alacaklar, 8 Mayıs itibarıyla önceki haftaya göre 9 milyar 56 milyon lira artışla 712 milyar 658 milyon liraya çıktı. Takipteki alacakların 537 milyar 625 milyon lirasına özel karşılık ayrıldı.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Aynı dönemde bankacılık sisteminin yasal öz kaynakları 430 milyon lira artarak 5 trilyon 548 milyar 398 milyon liraya yükseldi.</p> <p>KKM bakiyesi ise geçen hafta 35 milyon lira azalarak 1 milyar 360 milyon liraya düştü.</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/kkm-hesaplari-1-milyar-360-milyon-liraya-geriledi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 14:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/kkm-hesaplari-1-milyar-360-milyon-liraya-geriledi.jpg" type="image/jpeg" length="35966"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB Başkan Yardımcıları Karahan, Kara ve Özkul soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/tcmb-baskan-yardimcilari-karahan-kara-ve-ozkul-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/tcmb-baskan-yardimcilari-karahan-kara-ve-ozkul-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla düzenlenen bilgilendirme toplantısına, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz de katıldı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkan Yardımcısı Hatice Karahan, son dönemde piyasadaki döviz talebinin kalıcı bir dolarizasyon olmadığını, anlık düşük fiyatlardan faydalanma saikiyle gerçekleştiğini belirterek, 'Para politikası duruşumuzun Türk lirası enstrümanları destekleyici yönde kalmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz ve dolayısıyla dolarizasyon anlamında bir risk görmüyoruz.' dedi.</p> <p>TCMB Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısına, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile katıldı.</p> <p>Soruları yanıtlayan Hatice Karahan, jeopolitik belirsizliklerin ve risklerin arttığı son dönemde yabancı para mevduat tercihinin sınırlı kaldığını gördüklerini belirterek, 'Bu aslında bizim için TL'ye olan güvenin devam ettiğini gösterdi.' diye konuştu.</p> <p>Birkaç tarih ve veri açısından TL payına bakıldığında, şubat sonunda yüzde 58,4 civarında bir TL payı olduğunu kaydeden Karahan, bunun da mayıs ayı başı itibarıyla 1 puan artarak yüzde 59,5 seviyesine yükseldiğini dile getirdi.</p> <p>Karahan, son dönemde piyasada yaşanan döviz talebinin bireysel tarafta çok az bir kısmının gerçekleştiğini gördüklerini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'O satışın da aslında altın fiyatlarının düştüğü dönemlere denk geldiğini görüyoruz. Bu da bize bu talebin kalıcı bir dolarizasyon olarak değil de anlık düşük fiyatlardan faydalanma saikiyle gerçekleşen bir hareket olduğunu gösteriyor. Zaten buradaki kilit unsur mevcut para politikası duruşumuz. Para politikası duruşumuzun Türk lirası enstrümanları destekleyici yönde kalmaya devam edeceğini değerlendiriyoruz ve dolayısıyla dolarizasyon anlamında bir risk görmüyoruz.'</p> <p><strong>'Sadeleştirme adımlarına devam etmeyi düşünüyoruz'</strong></p> <p>Gazi İshak Kara ise makroihtiyati çerçevenin, bu alanda yapılan düzenlemelerin amacının para politikası faizini ikame değil, para politikası çerçevesini desteklemek olduğunu belirterek, 'Biz bu araçları temelde üç hedef doğrultusunda kullanıyoruz. Bunlardan birincisi TL mevduat payının artırılması, diğeri ise kredi büyümesinin dezenflasyon politikasıyla, patikasıyla uyumlu bir çerçevede gerçekleşmesi ve son olarak da likidite yönetimi ve finansal istikrar.' diye konuştu.</p> <p>Bundan sonraki dönemde makroihtiyati düzenlemeler ve çerçevenin para politikasını destekleyici şekilde olmaya devam edeceğini bildiren Kara, şunları kaydetti:</p> <p>'Biz bunu yaparken makroihtiyati çerçevede de zaman zaman sadeleştirme, basitleştirme yönüne gidiyoruz. Son dönemde kredi büyümesi ve TL payı hesaplamalarında hesaplama dönemini 4 haftadan 8 haftaya çıkardık, böylece hem operasyonel olarak sadeleşmeyi sağladık hem de bankalara ve finansal kuruluşlara, reel sektöre esneklik sağlamış olduk. Piyasa şartları elverdikçe bu tür sadeleştirme adımlarına da devam etmeyi düşünüyoruz.'</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p><strong>'Sterilizasyon işlemleri sonucunda faiz giderlerimizde bir artış söz konusu oldu'</strong></p> <p>Fatma Özkul da Merkez Bankası olarak bilançonun aktifinde menkul kıymetlerden, kullandırdıkları kredilerden ve fonlamalardan faiz geliri elde ettiklerini belirterek, 'Bunun yanında bilançomuzun pasifinde de TL zorunlu karşılıklardan ve piyasadaki fazla likiditeyi çektiğimiz için de bir faiz giderimiz söz konusu oluyor. Bununla birlikte Kur Korumalı Mevduat (KKM) ödemeleri ve diğer döviz kazandırıcı işlemler için de bir kur farkı giderimiz oluşuyor, bunları bilançomuzda raporluyoruz.' ifadelerini kullandı.</p> <p>Son dönemde KKM uygulamasının sonlanmasıyla söz konusu kur farkının giderlerinde azalma meydana geldiğini söyleyen Özkul, hem KKM ödemeleri hem de rezerv biriktirme stratejileri sonucunda piyasada bir likidite fazlası oluştuğunu dile getirdi.</p> <p>Özkul, bu likidite fazlasını çekmek için para politikası araçları ve TL zorunlu karşılık uygulamalarıyla fazla likiditeyi sterilize ettiklerini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>'Sterilizasyon işlemleri sonucunda da faiz giderlerimizde bir artış söz konusu oldu. Bilançoda gördüğünüz o faiz gelirlerinden daha fazla faiz giderlerimiz söz konusu oldu ve 2025 yılında 1 trilyon 65 milyar liralık bir zarar açıkladık. Bu zarar aslında temel olarak parasal sıkılaşma ve sterilizasyon işlemlerinden kaynaklanan faiz giderlerindeki artışın bir sonucu. Biz oluşan bu zararı aslında politika setinin bütüncül etkileriyle birlikte değerlendiriyoruz. Burada önemli olan merkez bankalarının, Merkez Bankamızın kar veya zarar etmesi değil fiyat istikrarına yönelik uygulanan politikaların etkili bir şekilde uygulanması.'</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/tcmb-baskan-yardimcilari-karahan-kara-ve-ozkul-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:50:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/tcmb-baskan-yardimcilari-karahan-kara-ve-ozkul-sorulari-yanitladi.jpg" type="image/jpeg" length="25778"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa günü nasıl tamamlayacak? İşte beklentiler...]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/borsa-gunu-nasil-tamamlayacak-iste-beklentiler-4</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/borsa-gunu-nasil-tamamlayacak-iste-beklentiler-4" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[ForInvest Haber tarafından analistlerle düzenlenen ankette, BIST100 endeksi kapanış fark değerine ilişkin medyan tahmin 78,55 puan, ortalama tahmini ise 86,06 puan oldu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>ForInvest Haber tarafından analistlerle düzenlenen ankette, BIST100 endeksi kapanış fark değerine ilişkin medyan tahmin 78,55 puan, ortalama tahmini ise 86,06 puan oldu.<br /> <br /> Ankette, en yüksek beklenti 244,0 puan, en düşük beklenti -72,5 puan olarak gerçekleşti.<br /> <br /> Bugün düzenlenen ForInvest Haber BIST 100 endeksi kapanış anketine 16 aracı kurum analisti katıldı; 15 analist pozitif, 1 analist ise negatif kapanış tahmininde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Borsa, Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/borsa-gunu-nasil-tamamlayacak-iste-beklentiler-4</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:49:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/borsa-gunu-nasil-tamamlayacak-iste-beklentiler.png" type="image/jpeg" length="67753"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Manas Enerji'den Akıllı Aydınlatma Teknolojisinde Önemli Adım]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/manas-enerjiden-akilli-aydinlatma-teknolojisinde-onemli-adim</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/manas-enerjiden-akilli-aydinlatma-teknolojisinde-onemli-adim" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Manas Enerji, iştiraklerinden Letlucent Enerji Tasarrufu ve Akıllı Yönetim AŞ. bünyesinde faaliyet gösteren 'LAVIN' markasıyla, TEDAŞ'ın yeni nesil akıllı altyapılı LED yol aydınlatma şartnamesi kapsamında Türkiye'de bir ilke imza attığını duyurdu.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Manas Enerji, iştiraklerinden Letlucent Enerji Tasarrufu ve Akıllı Yönetim AŞ. bünyesinde faaliyet gösteren 'LAVIN' markasıyla, TEDAŞ'ın yeni nesil akıllı altyapılı LED yol aydınlatma şartnamesi kapsamında Türkiye'de bir ilke imza attığını duyurdu.</p> <p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, TEDAŞ tarafından yayımlanan MLZ/2010-057.E LED Işık Kaynaklı Yol Aydınlatma Armatürleri Teknik Şartnamesi kapsamında başvurusu yapılan FLAT Serisi LED Armatür, 'Uygunluk Onayı Alan İlk Firma' unvanını aldı.</p> <p>Akıllı altyapılı Zhaga soketi, 3000K ışık rengi ve tam konfigüre edilmiş D4i DALI II LED sürücüsüyle geliştirilen ürünün, şartnamedeki tüm teknik gereklilikleri başarıyla karşılayarak sertifikalandırıldığı belirtildi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Şirket açıklamasında, söz konusu ürünün Zhaga soketi üzerinden entegre edilebilen akıllı aydınlatma modülleri sayesinde dünyanın önde gelen akıllı şehir yönetim CMS yazılımlarıyla tam uyumlu şekilde çalışabildiği ifade edildi. Sertifikanın aynı zamanda enerji verimliliği ve performans standartlarının üst seviyede karşılandığını tescillediği vurgulandı.</p> <p>Sertifika, TEDAŞ Genel Müdürü Ömer Sami Yapıcı tarafından teslim edilirken; törende LAVIN Yönetim Kurulu Başkanı Ayşe Aslı Görür, Genel Müdür İbrahim Kapusuz ve Aydınlatma Bölüm Direktörü Emrah Çalışkan de yer aldı.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Şirket, akıllı şehirler ve sürdürülebilir gelecek hedefi doğrultusunda teknoloji üretmeye ve enerji verimliliği odaklı çözümler geliştirmeye devam edeceğini belirtti.</p> <p></p> <p><img alt='Manas Enerji' class='detail-photo img-fluid' height='1350' src='https://borsagundemcomtr.teimg.com/borsagundem-com-tr/uploads/2026/05/manas-enerji.jpg' width='1080' /></p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/manas-enerjiden-akilli-aydinlatma-teknolojisinde-onemli-adim</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:41:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/manas-enerjiden-akilli-aydinlatma-teknolojisinde-onemli-adim.jpg" type="image/jpeg" length="65608"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karahan, Enflasyon Raporu Bilgilendirme Toplantısı'nda soruları yanıtladı]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-sorulari-yanitladi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-sorulari-yanitladi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 'Enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız. Bu şekilde de dezenflasyonu tesis edeceğiz.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, 'Enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız. Bu şekilde de dezenflasyonu tesis edeceğiz.' dedi.</p> <p>Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında, başkan yardımcıları Hatice Karahan, Fatma Özkul, Gazi İshak Kara ve Yusuf Emre Akgündüz ile soruları yanıtladı.</p> <p>Karahan, enflasyon raporuna ilişkin sunumda piyasa, hane halkı ve reel sektörün enflasyon beklentilerine ilişkin detaylara ve enflasyon beklentilerindeki bozulmaya yeterince yer verilmediğine ilişkin bir yorum üzerine, sunumda hem piyasa katılımcılarının hem hane halkının hem de reel sektörün beklentilerine yer verdiklerini söyledi.</p> <p>Beklentilerde en çok artışın da hane halkında yaşandığını dile getiren Karahan, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Burada 2,8 puanlık bir bozulma söz konusu. Reel sektörde daha sınırlı, 1 puanın altında, 0,8 puanlık bir artış enflasyon beklentilerinde. 12 aylık beklentilerden bahsediyorum. Piyasa katılımcılarında da 1,2 puanlık bozulma oldu. Bu gerçekleşmeler geçmiş deneyimlerle uyumlu. Özellikle hane halkı tarafında daha önce birçok kez de vurguladığımız gibi bu beklentiler daha çok gıda ve kira gibi çok hissedilen kalemlerdeki enflasyon üzerinden şekilleniyor. Son dönemde özellikle gıda fiyatlarında çok yüksek artışlar gördük. Sunumumda da gösterdiğim gibi sebze fiyatlarında son dönemde birçok ayda çift haneli aylık enflasyon gördük. İlk 4 ayda taze meyve sebze fiyatları yüzde 57'lik artış gösterdi.'</p> <p>Karahan, bu artışın hissedilen enflasyona ve hane halkının beklentilerine yansıdığını kaydederek, bu doğrultuda beklentileri en çok bozulan kesimin hane halkı olmasının makul olduğunu bildirdi.</p> <p><strong> 'Enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız'</strong></p> <p>TCMB Başkanı Karahan, enflasyonist baskıların bir süre daha enerji fiyatları ve bir miktar da gıda kaynaklı devam edeceğini belirterek, beklentilerin bunu yansıttığını söyledi.</p> <p>Kendileri için orta vadeli enflasyon görünümünün çok önemli olduğunu vurgulayan Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p> <p>'Burada da her zaman iki faktörün öne çıktığını vurguluyoruz. Bunlardan bir tanesi ve tüm iletişimlerimizde vurguladığımız enflasyon beklentileri. Enflasyon gerçekleşmeleri beklentilerin üzerinde olduğunda enflasyon beklentileri bozuluyor ve bu orta vadeli görünümü bozma potansiyeli taşıyan bir risk unsuru. Bu birinci etki orta vadeli görünüm üzerine. Diğeri ise son dönemde yaşanan gelişmelerin ekonomik aktivite üzerinden orta vadeli enflasyon görünümüne etkisi. Burada küresel büyüme üzerinde aşağı yönlü riskler var. Zaten büyüme tahminleri revize edilmiş durumda ama savaşın daha uzun sürmesi durumunda daha büyük revizyonların da olası olduğunu değerlendiriyoruz.'</p> <p>Karahan, iç talepte sıkılaşan finansal koşullara binaen gevşemenin devam edeceğini değerlendirdiklerinin altını çizerek, şu ifadeleri kullandı:</p> <p>'Bu görünüm doğrultusunda orta vadedeki enflasyon görünümünün ne yönde şekilleneceği henüz çok net değil. Bir taraftan beklentiler bozulurken bu yukarı yönlü etki yapacakken, aktivitede iç ve dış taraftaki olası zayıflama aşağı yönlü çekebilir. Burada politika kararlarımızı alırken bu dengeyi de gözeteceğiz ve enflasyon görünümünün tekrar aşağı yöne evirilmesini sağlayacağız. Bu şekilde de dezenflasyonu tesis edeceğiz.'</p> <p><strong> 'Enflasyonun tekrar düşüşe geçmesiyle beklentiler toparlanmaya başlayacak'</strong></p> <p>TCMB Başkanı Karahan, enflasyon beklentilerine ilişkin soru üzerine, beklenti vurgusunun Para Politikası Kurulu (PPK) metninde görülebileceğini belirterek, orada ikincil etkilerden bahsettiklerini, metinlerinde her zaman bunu vurguladıklarını bildirdi.</p> <p>Enflasyonda üç kesimin beklentilerini takip ettiklerini dile getiren Karahan, piyasa beklentilerinin daha çok yakın dönem gerçekleşmeler, talep görünümü, para politikası iletişimi ve maliye politikası gibi birçok makro faktöre bakılarak oluşturulduğunu anlattı.</p> <p>Karahan, burada enflasyon beklenenden yüksek geldiğinde beklentilerin yukarı yönlü revize edildiğini belirterek, şu açıklamalarda bulundu:</p> <p>'Son dönemde de bu doğrultuda bir miktar bozulma olması normal. Bunun uzun vadelere yayılmaması önemli. Biz de politika iletişimimizde sıkı duruş mesajımızı, dezenflasyon sürecine olan kararlılığımızı her fırsatta vurguluyoruz. Bunu da aksiyonlarımızla gösteriyoruz. Enflasyonun tekrar düşüşe geçmesiyle burada beklentilerin toparlanmaya başlayacağını değerlendiriyoruz. Önemli olan orta vadedeki beklentilerin bozulmaması.'</p> <p>Karahan, hane halkı beklentilerinin biraz daha geçmiş enflasyon ile gıda ve kiraya göre şekillendiğini kaydederek, kira enflasyonunun en hızlı düşen kalemlerden biri olduğunu, ataletin net şekilde kırılmaya başladığını ancak gıda fiyatlarında yüksek oynaklıklar gördüklerini söyledi.</p> <p>Fatih Karahan, '(Gıda fiyatları) Genelde seviye olarak manşet enflasyonunun her zaman çok üstünde seyretmese de dönem dönem çok hızlı hareket edebildiği için algıyı ve dolayısıyla beklentileri bozuyor. Reel sektör beklentileri de aslında biraz geçmiş enflasyona endeksleme davranışı sergiliyor. Dolayısıyla o da enflasyon gerçekleşmelerinden etkileniyor.' dedi.</p> <p><strong> 'Para politikası tarafında ihtiyatlı duruşumuzu sürdürüyoruz'</strong></p> <p>Merkez Bankası Başkanı Karahan, petrol fiyatlarının barış sağlansa bile bir süre daha yüksek kalacak olmasının ikincil etkiler açısından hangi anlama geldiğine ilişkin soru üzerine, burada şokun büyüklüğünün ve süresinin henüz belirsizliğini koruduğunu, petrol fiyatlarının seyrine göre oldukça farklı etkiler görebileceklerini vurguladı.</p> <p>Yüksek petrol fiyatlarının enerji ve ham madde ithalatı üzerinden yol açtığı olumsuz yansımalara işaret eden Karahan, şöyle devam etti:</p> <p>'Burada devreye alınan eşel mobil sistemi, akaryakıt fiyatları üzerinden gelen etkiyi önemli ölçüde sınırlıyor. Örneğin petrol fiyatının 85 dolar olduğu bir senaryoda bir önceki varsayımlarımıza göre yaşanan şok 12 ayda enflasyonu 4,4 puan yükseltecekken eşel mobil sistemi sayesinde bu etki 1,3 puana kadar sınırlanabiliyor. Ama etki burada sadece petrol fiyatları üzerinden gerçekleşmiyor. Son dönemde küresel ölçekte doğal gaz fiyatları da arttı. Bu kanaldan da yukarı yönlü etki geliyor. Onun dışında alüminyum ve gübre gibi üretimi etkilenen birçok ürün söz konusu. Helyum arzında bir azalma var. Bu durum ileride çip konusunda arz yönlü sorunlara yol açabilir. Dolayısıyla birçok yönlü riskin olduğu ve savaşın süresi uzadıkça ve petrol arzı etkilendikçe bu etkilerin gittikçe belirginleşeceği bir durum söz konusu.'</p> <p><strong> 'Para politikası kararlarını tek bir değişkene bakarak almıyoruz'</strong></p> <p>Fatih Karahan, para politikası tarafında ihtiyatlı duruşu sürdürdüklerinin altını çizerek, 'Enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı durmamız, ihtiyatımızı korumamız gerekiyor. Bu doğrultuda da aslında geçmişte biraz daha iç ekonomimizin dinamiklerine yönelik risklerle ilgilenirken son dönemde diğer merkez bankaları gibi yurt dışı gelişmeleri, jeopolitik riskleri ve bunların makroekonomik etkilerini yakından takip ediyoruz.' şeklinde konuştu.</p> <p>Para politikası kararlarını tek bir değişkene bakarak almadıklarını ancak mevcut dönemde kısa vadede enflasyon üzerinde yukarı yönlü etkiler bulunduğu için buna daha fazla odaklanmaları gerektiğini vurgulayan Karahan, 'Enflasyon beklentilerinin yaratacağı orta vadeli görünümde bozulmaya engel olmamız gerekiyor. Bu oldukça önemli. Bu da nasıl olabilir? Ekonomik aktivitede orta vadede göreceğimiz iç ve dış talepte yavaşlama burada enflasyon görünümü üzerindeki riskleri dengeleyebilir.' ifadelerini kullandı.</p> <p><strong> 'Cari açığın 2026 sonunda da tarihsel ortalamalarının altında kalacağını öngörüyoruz'</strong></p> <p>TCMB Başkanı Karahan, savaşın cari açığa etkisine ilişkin soru üzerine, 2025 yılında cari işlemler açığının milli gelire oranının yüzde 1,9 olarak gerçekleştiğini belirterek, yılın ilk iki ayında özellikle dış ticaret dengesinden kaynaklanan bir bozulma gördüklerini, savaş öncesi dönemde de cari dengede bir miktar bozulma yaşandığını anlattı.</p> <p>Burada enerji fiyatlarından kaynaklanan bir yükün daha geleceğini dile getiren Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p> <p>'Petrol fiyatlarında 10 dolarlık bir artışın cari denge üzerinde 3 ila 4 milyar dolar arasında bir etkide bulunacağını değerlendiriyoruz. Burada bir miktar enerji dengesi bozulurken diğer taraftan dış ticaret dengesi ekonomik aktiviteye bağlı olarak düzelebilir. Bu ikisinin dengesinde her 10 dolarlık petrol fiyatı artışı için 3-4 milyar dolar arasında bozulma öngörüyoruz. Buna rağmen iyi bir noktadan, yüzde 1,9'luk orandan başladığımız için cari açığın 2026 sonunda da tarihsel ortalamalarının altında kalacağını öngörüyoruz.'</p> <p><strong>'Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada'</strong></p> <p>Fatih Karahan, parasal duruşun daha uzun ve sıkı tutulduğu bir çerçeveden bahsettiğine ilişkin yorum ve bunun detaylarına ilişkin soru üzerine, borç verme ve politika faizi arasında 300 baz puanlık, borç alma faizi arasında da 150 baz puanlık bir makas bulunduğunu, asimetrik koridor uygulamasını bir süredir devam ettirdiklerini anlattı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>Hızla değişebilen bir ortamda bu tarz kullanımın doğru ve isabetli olduğunu dile getiren Karahan, 'Üst bandın geniş olması bize esneklik sağlıyor.' diye konuştu.</p> <p>Karahan, repo ihalelerine 1 Mart'ta ara verdiklerini ve bu süreçte fonlama faizini 300 baz puan yükselterek yüzde 40'a çektiklerini anımsatarak, şu açıklamalarda bulundu:</p> <p>'Önümüzdeki döneme baktığımızda iki temel belirsizlik bulunuyor. Bunlardan bir tanesi savaşın gidişatına ve şiddetine yönelik belirsizlikler. İkincisi de beklentilerin bir taraftan enflasyon görünümünü yukarı çekme potansiyeli var. Diğeri de ekonomideki soğumanın enflasyon görünümüne yönelik etkileri. Burada net etkinin hangi yöne evirileceği oldukça önemli. Bu belirsizlik biraz daha azalana kadar mevcut duruşun isabetli olduğunu düşünüyoruz. Bundan sonraki kararlarımız konusunda tüm seçenekler masada. O dönemki enflasyon görünümüne, veri ve haber akışına göre karar vereceğiz.'</p> <p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, enflasyon beklentilerine ilişkin artışların para politikası iletişimi açısından bir değişiklik içermediğini belirterek, 'Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi.' dedi.</p> <p>Bir katılımcının, uzun dönemde kur dengesiyle alakalı öngörü sorusuna ilişkin Karahan, kur politikasında bir değişiklik öngörmediklerini söyledi.</p> <p>Karahan, bir önceki katılımcının cari açık sorusuna verdiği cevaba ekleme yaparak, şöyle konuştu:</p> <p>'Burada genelde reel değerlenme konuşulduğunda cari açığın seviyesi ve bunun sürdürülebilirliği üzerinden genelde değerlendiriliyor. Burada baktığımızda bizim çalışmalarımız, uluslararası çalışmalar, farklı merkez bankalarının çalışmaları ihracatta temel belirleyicinin reel kur değil, talep olduğunu gösteriyor. Reel kurun da tabii ki ihracat üzerinde etkisi var ama göreli olarak oldukça sınırlı. Geçen sene bundan örnek verebiliriz, reel kurun bir miktar değerlendiği bir dönem yaşadık, yüzde 7,5 oranında reel kur değerlendi geçen sene ama ihracatımız da aynı zamanda arttı, yüzde 4'ten fazla arttı ve 273 milyar dolar seviyesinde kapattık geçen seneyi. Bu sene için baktığımızda tabii geçen seneden gelen korumacı eğilimler var, bunlar ihracat üzerinde aşağı yönlü etkilerde bulunuyor. İkincisi de yurt dışı talebin bu sene biraz toparlamasını bekliyorduk, özellikle Avrupa'da büyümenin toparlamasını bekliyorduk. Bütün dünya savaşlardan etkilendiği için şu anda büyüme konusundaki, küresel büyüme konusundaki riskler bir miktar artmış durumda. Aşağı yönlü revizyonlar yapılmış durumda ve uzayacak olursa da daha fazla aşağı yönlü revizyon yapılabilir. Bu da dış ticaret kanalı üzerinden cari denge üzerinde bir risk oluşturuyor ama şu anki görünümde, ortadaki verilere ve enerji fiyatları üzerindeki belli varsayımlar üzerinden baktığımızda, yıl sonunda, daha önce de söylediğim gibi, cari dengenin tarihsel ortalamaların altında kalacağını, dolayısıyla sürdürülebilir olduğunu değerlendiriyoruz.'</p> <p><strong>'Önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk'</strong></p> <p>TCMB Başkanı Karahan, bir katılımcının, iç tarafta TL'nin cazibesinin devamı için faiz artırımı ya da mali taraftan bir stopaj indirimi talebinde bulunmayı düşünüp düşünmedikleri sorusuna yönelik kur politikası konusunda değişen bir yaklaşımlarının olmadığını vurgulayarak, son dönemde enerji fiyatları kaynaklı cari dengede bir miktar artış gördüklerini ve yıl sonuna kadar da enerji fiyatlarının seyrine göre biraz daha yüksek seviyeler göreceklerini öngördüklerini bildirdi.</p> <p>Karahan, 'Buradan gelen bir miktar döviz talebi var ve olacak. Bunun dışında küresel risk iştahına dayalı sermaye girişleri ve çıkışları olabiliyor. Son dönemde biraz daha çıkışların daha fazla olduğu bir dönem yaşadık ama oynaklıklar da yüksek. Dolayısıyla döviz talebinin bir miktar arttığı durumda da kurdaki hızlanmanın artması oldukça normal.' diye konuştu.</p> <p>Bir gazetecinin 'Burada bu büyük revizyonun yapılması sizin piyasalar tarafından daha güvercin algılanmanıza yol açabilir mi? Böyle bir endişe duyuyor musunuz ve ilerleyen dönemde bu revizyonu para politikası görünümü açısından nasıl görmeliyiz? Örneğin faiz artışları masada mı yoksa makro ihtiyati tedbirleri mi tercih edersiniz bu aşamada?' sorusuna yönelik Karahan, 2025 Ağustos'ta yayımladıkları çerçeve dokümanda, varsayım setinde olağanüstü güncellemeler olmadığı sürece hedeflerini revize etmeyeceklerini ve para politikası araçlarını en etkili şekilde kullanarak enflasyonu hedeflere ulaşacak şekilde para politikasını oluşturmaya çalışacaklarını söylediklerini anımsattı.</p> <p>Karahan, son döneme bakıldığında olağanüstü şartların gerçekleştiğine işaret ederek, savaşı sadece birkaç aylık gelişme olarak değerlendirmenin doğru olmadığını, orta vadeli etkilerinin de olacağını ve bunu da dikkate alarak güncellemede bulunduklarını belirtti.</p> <p>Yakın döneme bakıldığında enerji fiyatları kaynaklı maliyet yönlü baskıların öne çıktığını anlatan Karahan, şöyle devam etti:</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>'Küresel görünümde arz yönlü şokların çok daha sık, belirgin, yüksek olduğu bir döneme girdik. Bunu belki salgından bu yana bakarak söylemek lazım ama son bir yılda bu frekans oldukça artmış durumda. Bu durum enflasyonun ataletini artırma, enflasyon dinamiklerini değiştirme potansiyeline sahip. Optimal para politikası aslında arz yönlü şokları talep yönlü şoklar olduğu kadar sönümlemeye çalışmıyor. Bütün bunları göz önünde bulundurarak, bir de ülkemizin belli şartları, gıda enflasyonunu kastediyorum, onun da kendi içinde ciddi oynaklık arz edebildiğini göz önünde bulundurarak, önümüzdeki dönem enflasyon hedeflerini yeni bir çerçeveye oturtmuş olduk. Para politikası iletişimi açısından bir değişiklik içermiyor. Enflasyon hala oldukça yüksek, çok daha düşük seviyelere gelmesi oldukça önemli. Enflasyonun maliyeti birçok kanaldan ekonomimizi etkiliyor, hala bir numaralı sorun olarak görüyoruz, dolayısıyla bu alanda kararlılığımız kesinlikle değişmedi. İletişim olarak bakacak olursak hedefleri 24'e çekmiş olduk ama tahminimizi 26'da tutuyoruz ve iletişimimize bakacak olursanız yukarı yönlü risklerin çok daha belirgin, sayıca daha fazla olduğunu ve etki ihtimali açısından da oldukça daha güçlü olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla para politikası duruşumuzda bir değişiklik olmayacak.'</p> <p><strong>'Temel önceliğimiz en önemli, en etkili şekilde enflasyonu orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5'e düşürmek'</strong></p> <p>Karahan, ticari kredilerde, selektif kredilerde ve makro ihtiyati tedbirlerde ufak ayarlamalar yapılıp yapılmayacağı sorusuna ilişkin bu soruyu yüksek enflasyonun maliyeti çerçevesinde anlatmak istediğini ifade etti.</p> <p>Dezenflasyonun maliyetinin dönem dönem konuşulduğunu ama enflasyonun kendisinin de çok yüksek bir maliyeti olduğunu kaydeden Karahan, bunun Türkiye açısından en temel ve en öncelikli konulardan biri olduğunu bildirdi.</p> <p>Karahan, yüksek enflasyonun gelir dağılımında bozulmaya sebep olduğunu, ekonomideki kaynakların verimli şekilde dağılmasına engel olduğunu ve bu vesileyle ekonominin potansiyel büyümesini aşağı yönde etkilediğini belirtti.</p> <p>Yüksek enflasyon ortamında birikimlerin yastık altında kaldığını ve yüksek dolarizasyon gördüklerini anlatan Karahan, şunları kaydetti:</p> <p>'Bu da finansal sistemin gücünü, Merkez Bankası'nın rezervlerini zayıflatan ülkemizi dış şoklara karşı daha kırılgan yapan bir görünüme sokuyor. Yine yüksek enflasyon ortamında tasarrufların düştüğünü görüyoruz çünkü tasarruf saiki azalıyor, tüketim iştahı artıyor. Düşen tasarruflar yüksek ve kronik cari açığa sebep oluyor. Cari açık risk primi kanalından yurt dışı borçlanma maliyetlerimizi artırıyor. Yurt dışı borçlanma maliyeti bankacılık sektörünü, en önemlisi bunun üzerinden reel sektörü ciddi anlamda etkiliyor. Dolayısıyla burada temel önceliğimiz her zaman en önemli, en etkili şekilde enflasyonu düşük seviyelere, önce tek hane daha orta vadede de hedefimiz olan yüzde 5'e düşürmek. Bu süreçte eleştirilerin gelmesini anlıyorum çünkü uzun süren bir süreç ama enflasyonda katılığın yüksek olduğu bir dönemden geliyoruz. Yüzde 75'te sınırladık ve o günden bugüne de ciddi bir mesafe kat ettik. Tabii bu sürede ataletin yüksek olması, çeşitli iç ve dış şoklara maruz kalmamız neticesinde istediğimiz mesafeyi tam olarak alamadık ama burada yapmamız gereken enflasyonla mücadelede kararlılığımızı artırarak devam etmek ve en etkili şekilde enflasyonu tek haneli sayılara indirmeye gayret etmek.'</p> <p>(Sürecek)</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-sorulari-yanitladi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/karahan-enflasyon-raporu-bilgilendirme-toplantisinda-sorulari-yanitladi.png" type="image/jpeg" length="79733"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Yılmaz: Tarım Enflasyonla Mücadelede Önemli Rol Oynuyor]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/yilmaz-tarim-enflasyonla-mucadelede-onemli-rol-oynuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/yilmaz-tarim-enflasyonla-mucadelede-onemli-rol-oynuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Bu sene genel büyümemize tarımın katkısı pozitif olacak ve inşallah bu zorlu dönemde tarım sektörümüz kalkınma sürecimize büyük bir güç verecek.' dedi]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 'Bu sene genel büyümemize tarımın katkısı pozitif olacak ve inşallah bu zorlu dönemde tarım sektörümüz kalkınma sürecimize büyük bir güç verecek.' dedi.</p> <p>Yılmaz, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Dünya Çiftçiler Günü dolayısıyla bir otelde düzenlenen 'Türkiye Ziraat Odaları Birliği Danışma Kurulu Toplantısı'na katıldı.</p> <p>Burada konuşan Yılmaz, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü'nü tebrik ederek, politikalarını şekillendirirken ortak akıl ve istişare ile hareket ettiklerini söyledi.</p> <p>Tarım sektörünün stratejik bir sektör olduğuna işaret eden Yılmaz, özellikle son dönemlerde yaşanan salgın, savaşlar, iklim değişikliği tartışmaları gibi konularla tarım sektörünün stratejik öneminin daha da arttığını ifade etti.</p> <p>Yılmaz, 'Hem yeterli hem kaliteli hem de erişilebilir, halkın rahat erişebileceği bir gıda, tarım sektörünün olması, gerçekten ülke için, milletin geleceği için çok kritik. Biz de bu anlayışla hareket ediyoruz.' şeklinde konuştu.</p> <p>'Bu sene genel büyümemize tarımın katkısı pozitif olacak ve inşallah bu zorlu dönemde tarım sektörümüz kalkınma sürecimize büyük bir güç verecek' diyen Yılmaz, tarım sektöründe istihdamın da artış kaydetmesini beklediklerini dile getirdi.</p> <p>Yılmaz, tarım sektöründe yaş ortalamasının giderek yükseldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:</p> <p>'Kırsal alana baktığımız zaman 55 yaş üstünün ağırlık kazandığını görüyoruz. Tarım sektöründeki bu gidişatı mutlaka durdurmamız ve geriye doğru çevirmemiz gerekiyor. Bu noktada Tarım ve Orman Bakanlığımızın büyük bir gayret içinde olduğunu biliyorum sizlerle birlikte. Bugünün koşullarını, şartları dikkate alarak gençleri ve kadınları daha fazla tarıma cezbetme yönünde çok güçlü politikalarımız var. Bunları da hayata geçireceğiz.</p> <p>Bizim tarımdaki temel yaklaşımımız planlı tarım. Bu çok önemli. Tarım sektörü yıldan yıla çok farklılıklar gösterebilmekte. Buradaki beklenti yönetimi önem taşımakta. Giderek iklim değişikliğiyle, artan tüketimle su meselesinin çok daha kritik hale geldiği değerlendirildiğinde, mutlaka planlı tarımı güçlendirmemiz gerekiyor. Bütün destekleme sistemimizi de biz bu çerçevede şekillendiriyoruz ve Tarım Bakanlığımızın ana kavramı bu. Şu anda ana kavram planlı tarım. Dolayısıyla bu konuda da bir süreç başlamış durumda.'</p> <p><strong> 'Türkiye tedbirlerini almış durumda'</strong></p> <p>Bölgede küresel ekonomiyi etkileyen bir savaş yaşandığına işaret eden Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:</p> <p>'Özellikle Hürmüz Boğazı'nın kapatılmasıyla birlikte sadece doğal gaz ve petrol değil, gübre açısından da çok sıkıntılı bir tablonun oluştuğunu ifade etmek isterim. Savaşla birlikte özellikle amonyak tedarikinde ciddi sorunlar doğmuş durumda. Yine enerji maliyetlerinin artması, mazot, sulama ve lojistik maliyetlerine yansıyor. Biz, bu maliyetleri sınırlayıcı tedbirler aldık, alıyoruz. Özellikle bu eşel mobil sistemine geçişimizle normalde dünya fiyatlarına baktığınızda mazot fiyatı, petrol fiyatı çok daha yükseğe çıkacaktı ama biz bütçeden bir anlamda vergilerimizden fedakarlık yaparak, vazgeçerek bu etkiyi sınırlandırmış olduk. Bunun da tarım sektörümüze mutlaka yansımaları söz konusu.'</p> <p>Yılmaz, savaşın ilk anlarından itibaren gübre konusunda ihracatın yasaklanması, ithalatın kolaylaştırılması ve stokların yeterli seviyede olmasının, bu sürecin sağlıklı bir şekilde atlatılmasında çok önemli pay sahip olduğuna işaret ederek, 'Gübreyle ilgili baktığımızda ülkemizde bir arz problemi yaşanmadığı gibi geçen yıla göre gübre kullanımının arttığını görüyoruz. Rakamlar bunu söylüyor. Bu da bu yıl yine üretimin çok daha yüksek olacağının bir öncü göstergesi niteliğinde. Türkiye bu anlamda tedbirlerini almış durumda.' diye konuştu.</p> <p>Makro politikalarda en önemli gördükleri hususun enflasyonu aşağıya çekmek olduğunu dile getiren Yılmaz, özellikle geniş kitleler açısından konut ve gıda konusunun iki önemli başlık olduğunu söyledi.</p> <p><strong> 'Gıda arzı, enflasyonla mücadelemize katkı sunuyor'</strong></p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Yılmaz, 500 bin Sosyal Konut Kampanyası başlattıklarını hatırlatarak, 'Enflasyonla mücadelenin sadece para politikasıyla olmadığının farkındayız. Maliye politikamız ve yapısal dönüşümler çok kıymetli ve bu çerçevede arz yönlü tedbirler çok önemli. Bir taraftan da arzı artırmamız gerekiyor. Sosyal konut programımızı Sayın Cumhurbaşkanı'mız başlattı, bu hızla devam ediyor. Bir taraftan da gıda arzını, gıda üretimini artırmamız enflasyonla mücadelemize de doğrudan katkı sunuyor.' dedi.</p> <p>Sulama yatırımlarını çok ciddi ölçüde artırdıklarını belirten Yılmaz, şunları kaydetti:</p> <p>'Tasarruf konusunu ön plana çıkardığımız, kamu harcamalarında çok ciddi sınırlamalar getirdiğimiz bir dönemde sulama harcamalarına hiçbir şekilde sınır koymadık. Tam aksine bu yatırımları artırıcı tedbirler aldık. 2026 yılı reel rakamlarıyla söylüyorum, enflasyondan arındırılmış halde, 2020 yılında reel olarak 51,2 milyar lira olan sulamaya verdiğimiz revize ödenek, 2025 yılında 173,1 milyar lirayla zirve yapmıştır. Enflasyon karşısında yatırımların reel gücünün sadece korunmakla kalmayıp, katlanarak artırılması, sahada yürüyen projelerin hız kesmeden devam etmesini sağlamıştır.</p> <p>2026 yılında sulama yatırımları için başlangıç ödeneğimiz 146,4 milyar lira seviyesinde. Ancak önemle ifade etmek isterim ki 2026 henüz tamamlanmadı. Yıl içinde özellikle sahadaki projelerin ivmesine bakarak sağlayacağımız ek ödeneklerle halihazırdaki rakamın çok daha yüksek noktalara çıkmasını bekliyoruz. 2020-2025 döneminde 633 bin hektar tarım arazisini modern sulama imkanlarıyla buluşturduk ve gıda güvenliğimize bu anlamda çok ciddi bir katkı sunmuş olduk. 2020 yılında sulama yatırımlarının toplam kamu yatırımları içindeki payı sadece yüzde 4,45 iken 2026 yılında bu pay yüzde 7,62 seviyesine yükselmiş durumda.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>'İlk aşamada 750 milyon dolarlık kredi anlaşması'</strong></p> <p>Yılmaz, toplam tarım bütçesinin bu yıl 938 milyar Türk lirası olduğunu hatırlatarak, gelecek dönemde de sulama projelerini yine öncelikli alan olarak görmeye devam edeceklerini söyledi.</p> <p>Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumunun (TKDK) uyguladığı hibe programıyla bugüne kadar 27 binden fazla projeye toplam 2 milyar avro destek sağlandığını, bunlarla 4,2 milyar avro tutarında yatırımın harekete geçirildiğini, 107 bin civarında istihdamın oluşturulduğunu aktaran Yılmaz, şunları kaydetti:</p> <p>'TKDK tarafından Türkiye Tarım Gıda Sektörünün İstihdam ve Kırsal Refah İçin Dönüşüm Projesi gündemimizde. Bunu hayata geçireceğiz. Yatırım tutarının yüzde 80'ine kadar geri ödemeli finansman desteği sağlayacak, 24 ay ödemesiz, 7 yıla kadar vadeli ve proje büyüklüğüne göre 10 milyon dolara kadar projeleri finanse edecek bir kaynaktan bahsediyoruz. Bir taraftan da Kredi Garanti Fonu 500 milyon dolar tutarında çiftçilerin finansmana erişimine destek sağlayacak. Özellikle birincil üretim yapan çiftçilerin.</p> <p>Bu programın hayata geçirilmesiyle beklentimiz 250 bin civarında yeni istihdam oluşması, 5 bin yeni tesisin ülkemize kazandırılması, tarım sektörümüzün ölçek büyütmesi, daha verimli ve daha rekabetçi bir şekilde faaliyetlerini sürdürmesi ve bütün bunların sonucunda da 10 milyar dolar civarında bir ihracat potansiyeli oluşturulmasıdır. Bu tabii hemen gerçekleşmeyecek, belli bir süreç içinde. İlk aşamada 750 milyon dolar tutarındaki kredi anlaşmasının ağustos ayı içinde imzalanmasını bekliyoruz. Eylül ayında ise ilk proje teklif çağrılarına çıkılmasını hedefliyoruz.'</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/yilmaz-tarim-enflasyonla-mucadelede-onemli-rol-oynuyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/yilmaz-tarim-enflasyonla-mucadelede-onemli-rol-oynuyor.webp" type="image/jpeg" length="29054"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Borsa ve piyasalarda gün ortası]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/borsa-ve-piyasalarda-gun-ortasi-42</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/borsa-ve-piyasalarda-gun-ortasi-42" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,60 değer kazanarak 14.686,64 puana çıktı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Borsa İstanbul'da BIST 100 endeksi, günün ilk yarısında yüzde 0,60 değer kazanarak 14.686,64 puana çıktı.</p> <p>Günün ilk yarısında yükseliş eğiliminde hareket eden BIST 100 endeksi, saat 13.00 itibarıyla önceki kapanışa göre 88,17 puan ve yüzde 0,60 artışla 14.686,64 puana çıktı.</p> <p>Toplam işlem hacmi 67,9 milyar lira oldu. Bankacılık endeksi yüzde 0,54, holding endeksi ise yüzde 0,15 değer kazandı.</p> <p>Endeks, günün ilk yarısında en düşük 14.611,95 puanı, en yüksek 14.710,64 puanı gördü.</p> <p>Önceki kapanışa kıyasla günün ilk yarısında BIST 100 endeksine dahil hisselerden 79'u yükselirken, 20'si düştü, 1 tanesi yatay seyretti. En çok işlem gören hisse senetleri Sasa Polyester, Türk Hava Yolları, Astor Enerji, Akbank ile Ereğli Demir Çelik oldu.</p> <p>Sektör endekslerinin en çok yükselen yüzde 3,05 ile bilişim, en fazla değer kaybeden yüzde 8,83 ile finansal kiralama faktoring oldu. Günün ilk yarısında teknoloji endeksi yüzde 1,85, hizmetler endeksi yüzde 1,41 ve sanayi endeksi yüzde 1,28 değer kazanırken, mali endeks yüzde 0,73 değer kaybetti.</p> <p>Küresel piyasalarda, ABD'de Üretici Fiyat Endeksi'nin (ÜFE) beklentilerin üzerinde gerçekleşmesine karşın, teknoloji hisselerindeki yükselişlerin etkisiyle risk iştahı artarken, gözler ABD Başkanı Donald Trump ve Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasında bugün gerçekleşecek görüşmeye çevrildi.</p> <p>Yurt içinde ise Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan'ın yılın ikinci Enflasyon Raporuna ilişkin basın toplantısı yatırımcıların odağında yer aldı.</p> <p>Analistler, günün geri kalanında yurt içinde, haftalık para ve banka istatistiklerinin, yurt dışında ise ABD'de haftalık işsizlik maaşı başvuruları ve perakende satışların takip edileceğini belirterek, teknik açıdan BIST 100 endeksinde 14.800 ve 14.900 puanın direnç, 14.600 ve 14.500 puanın destek konumunda olduğunu ifade etti.</p> <p><strong>Altının ons fiyatı 4 bin 700 dolar</strong></p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Borsa İstanbul Tahvil ve Bono Piyasası Kesin Alım Satım Pazarı'nda işlem gören gösterge kağıdı 15 Mart 2028 vadeli tahvilin bugün valörlü işlemlerinin saat 13.00 itibarıyla basit getirisi yüzde 38,54, bileşik getirisi yüzde 42,26 gerçekleşti.</p> <p>Uluslararası piyasalarda saat 13.00 itibarıyla avro/dolar paritesi 1,1710, sterlin/dolar paritesi 1,3510 ve dolar/yen paritesi 157,9 düzeyinde seyrediyor.</p> <p>İstanbul serbest piyasada dolar 45,4360 liradan, avro 53,3340 liradan satılıyor.</p> <p>Uluslararası piyasalarda altının onsu yüzde 0,2 artışla 4 bin 700 dolardan, Londra Brent tipi ham petrolün varili ise yüzde 0,3 artışla 103,5 dolardan işlem görüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Borsa, Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/borsa-ve-piyasalarda-gun-ortasi-42</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 13:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/borsa-ve-piyasalarda-gun-ortasi.png" type="image/jpeg" length="41070"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Türkiye'de Gençlik Gerçeği: Nüfus, İstihdam ve Yaşam Memnuniyeti]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/turkiyede-genclik-gercegi-nufus-istihdam-ve-yasam-memnuniyeti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/turkiyede-genclik-gercegi-nufus-istihdam-ve-yasam-memnuniyeti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 'İstatistiklerle Gençlik 2025' araştırma sonuçlarını açıkladı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye'de geçen yıl itibarıyla 12 milyon 708 bin 348 genç bulunuyor, genç nüfus toplam nüfusun yüzde 14,8'ine karşılık geliyor.</p> <p>Türkiye İstatistik Kurumunun 'İstatistiklerle Gençlik 2025' araştırmasına göre, nüfusun yüzde 14,8'ini 15-24 yaş grubundaki genç nüfus oluşturdu.</p> <p>Ülke genelindeki genç sayısı 12 milyon 708 bin 348 kişi olarak hesaplanırken bunun yüzde 51,2'si genç erkek, yüzde 48,8'i ise genç kadın nüfus olarak kayıtlara geçti.</p> <p>Nüfus projeksiyonlarının demografik göstergelerdeki mevcut yapının devam edeceğini varsayan ana senaryosuna göre, genç nüfus oranının 2030 yılında yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,2, 2060'ta yüzde 10,3, 2080'de yüzde 8,8 ve 2100'de yüzde 9,6 olacağı öngörüldü.</p> <p>Doğurganlık göstergelerindeki hızlı düşüş eğiliminin devam edeceğini varsayan düşük senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12,4, 2060'ta yüzde 9,2, 2080'de yüzde 7,2, 2100'de yüzde 7,2 olacağı hesaplandı.</p> <p>Doğurganlığı artırıcı tedbirlerin etkili olacağını varsayan yüksek senaryoya göre, genç nüfus oranının 2030'da yüzde 14,8, 2040'ta yüzde 12, 2060'ta yüzde 11,1, 2080'de yüzde 9,8, 2100'de yüzde 11,4 olacağı varsayıldı.</p> <p>Genç nüfus oranının en yüksek olduğu il, yüzde 20,4 ile Şırnak oldu. Bu ili yüzde 20 ile Hakkari ve yüzde 19,8 ile Siirt izledi.</p> <p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu iller ise yüzde 11,7 ile Balıkesir, yüzde 11,9 ile Ordu ve yüzde 12 ile Muğla olarak sıralandı.</p> <p>Avrupa Birliği (AB) üyesi 27 ülkenin genç nüfus oranları incelendiğinde, 2025 yılında genç nüfus ortalaması yüzde 10,7 oldu.</p> <p>AB üye ülkeleri arasında en yüksek genç nüfus oranına sahip olan ülkelerin sırasıyla yüzde 12,7 ile İrlanda, yüzde 12,2'şer ile Hollanda ve Danimarka olduğu tespit edildi.</p> <p>Genç nüfus oranının en düşük olduğu ülkeler ise yüzde 9,4 ile Malta, yüzde 9,5 ile Bulgaristan, yüzde 9,7 ile Litvanya olarak belirlendi. Türkiye'nin genç nüfus oranının, yüzde 14,8 ile AB üye ülkelerinin genç nüfus oranlarından daha yüksek olduğu görüldü.</p> <p>Genç nüfus oranının dünya ortalaması, 2025 yılında yüzde 15,6 olurken, Türkiye'nin genç nüfus oranının bu ortalamanın altında olduğu saptandı.</p> <p>Türkiye'de, 18-24 yaş grubundaki gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğu belirlendi.</p> <p>Buna göre, yaş grubuna göre incelendiğinde, 2025'te genç nüfusun yüzde 30,3'ünün 15-17, yüzde 20,4'ünün 18-19, yüzde 29,2'sinin 20-22 ve yüzde 20,1'inin 23-24 yaş grubunda yer aldığı görüldü.</p> <p>2022-2024 yıllarına ilişkin 'hayat tabloları' dikkate alındığında, doğuşta beklenen yaşam süresi Türkiye geneli için 78,1 yıl, erkekler için 75,5 yıl ve kadınlar için 80,7 olarak kayıtlara geçti. Türkiye'de, çalışma çağının başlangıcı olan 15 yaşındaki gençler için beklenen yaşam süresinin 64,3 yıl, erkekler için 61,7 yıl ve kadınlar için 66,9 yıl olduğu belirlendi. Diğer bir ifade ile 15 yaşına ulaşan genç kadınların, genç erkeklerden ortalama 5,2 yıl daha fazla yaşayacağı tahmin edildi.</p> <p>Genç nüfus yasal medeni duruma göre incelendiğinde, cinsiyetler arasında önemli farklılıklar olduğu görüldü. Evli olan genç kadınların oranı, evli olan genç erkeklerin oranının 3,5 katı oldu. Genç erkek nüfusun 2025'te yüzde 96,8'inin hiç evlenmediği görülürken, yüzde 3,1'inin evli, yüzde 0,1'inin boşanmış olduğu kayıtlara geçti. Genç kadın nüfusun ise yüzde 88,9'unun hiç evlenmemiş, yüzde 10,7'sinin evli, yüzde 0,4'ünün ise boşanmış olduğu görüldü.</p> <p>İç göç istatistiklerine göre, Türkiye'de 2024 yılında en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı 15-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde, bu hareketliliğin en büyük nedeninin eğitim olduğu görüldü. Gençlerin 448 bin 826'sının eğitim, 102 bin 660'ının işe başlamak veya iş bulmak, 79 bin 831'inin ise hane veya aile fertlerinden birine bağımlılık nedeniyle göç ettiği belirlendi.</p> <p><strong>Kadınlarda yükseköğretimde net okullaşma oranı yüzde 53</strong></p> <p>Türkiye'de, 2024-25 öğretim yılında yükseköğretim net okullaşma oranı, yüzde 46,3 oldu. Bu oran cinsiyete göre incelendiğinde, erkeklerde yüzde 39,9, kadınlarda ise yüzde 53 olarak kayıtlara geçti.</p> <p>Hanehalkı İşgücü Araştırması sonuçlarına göre, gençlerde iş gücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 47,2 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 47,6'ya çıktı. Genç erkeklerde işgücüne katılma oranı, 2024'te yüzde 59,5 iken geçen yıl yüzde 60,1, genç kadınlarda ise yüzde 34 iken 2025'te yüzde 34,3 olarak kayıtlara geçti.</p> <p>Gençlerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 16,3 iken, 2025'te yüzde 15,3 olarak hesaplandı. Genç erkeklerde işsizlik oranı, 2024'te yüzde 13,1 iken, 2025'te yüzde 11,7 oldu. Genç kadınlarda ise bu oran, 2024'te yüzde 22,3 iken, geçen yıl itibarıyla yüzde 22,1 oldu.</p> <p>Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı, 2024'te yüzde 22,9 iken, geçen yıl yüzde 23,3 olarak belirlendi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 16,2 iken, 2025'te yüzde 16,3, genç kadınlarda ise yüzde 30,1 iken, geçen yıl yüzde 30,9 olduğu görüldü.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Genç nüfusun istihdam oranı, 2024'te yüzde 39,5 iken, 2025'te yüzde 40,3'e yükseldi. Bu oran, genç erkeklerde 2024'te yüzde 51,7 iken 2025'te yüzde 53, genç kadınlarda yüzde 26,4 iken yüzde 26,7 oldu.</p> <p><strong>İstihdamdaki gençlerin yüzde 57,9'u hizmet sektöründe yer aldı</strong></p> <p>Sektörlere göre incelendiğinde, istihdam edilen gençlerin 2025'te yüzde 11,6'sının tarım, yüzde 30,5'inin sanayi ve yüzde 57,9'unun hizmet sektörlerinde yer aldığı tespit edildi.</p> <p>İstihdam edilen genç erkeklerin yüzde 11'inin tarım, yüzde 36,6'sının sanayi ve yüzde 52,4'ünün hizmet sektöründe yer aldığı belirlendi. Genç kadınların yüzde 12,9'unun tarım, yüzde 17,7'sinin sanayi ve yüzde 69,5'inin hizmet sektöründe çalıştığı kayıtlara geçti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p><strong>Gençlerin yüzde 54,4'ü kendini mutlu hissediyor</strong></p> <p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 2025'te 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerden kendini mutlu hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 53,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 13 oldu.</p> <p>Geçen yıl, 18-24 yaş grubundaki genç nüfus içinde kendini mutlu hissettiğini beyan edenler yüzde 54,4 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 11,9 olarak belirlendi. Bu yaş grubundan kendini mutlu olarak hisseden erkekler yüzde 52,3 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenler yüzde 13,3 oldu. Genç kadınlarda mutlu hissedenler yüzde 56,7 iken, kendini mutsuz hissettiğini belirtenlerin oranı yüzde 10,4 olarak tespit edildi.</p> <p>Gençlerin mutluluk kaynağı olan değerler arasında yüzde 38,8 ile sağlık, ilk sırada yer aldı. Bunu, yüzde 22,8 ile başarı ve yüzde 16,6 ile para izledi. Genç erkeklerde yüzde 33,7 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 24,2 ile para ve yüzde 21,9 ile başarı takip etti. Genç kadınlarda ise yüzde 44,2 ile ilk sırayı sağlık alırken, bunu yüzde 23,8 ile başarı ve yüzde 20,1 ile sevgi takip etti.</p> <p><strong>Gençlerin yüzde 75,5'i işinden memnun</strong></p> <p>Yaşam Memnuniyeti Araştırması sonuçlarına göre, 18 ve daha yukarı yaştaki bireylerin genel sağlık durumlarından memnuniyeti, geçen yıl yüzde 68,6 oldu. Genç nüfusun genel sağlık durumundan memnuniyetinin, aynı dönemde yüzde 87,2 olduğu görüldü. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 88,2, genç kadınlarda ise yüzde 86,2 olarak belirlendi.</p> <p>Aynı sonuçlara göre 2025'te, gençlerin yüzde 75,5'inin işinden, yüzde 52'sinin elde ettiği kazançtan memnun olduğunu tespit edildi.</p> <p>Genç erkeklerde çalışılan işten duyulan memnuniyet yüzde 77,5, elde edilen kazançtan memnuniyet yüzde 54 olurken, genç kadınlarda ise bu oranlar yüzde 70,8 ve yüzde 47,5 olarak kayıtlara geçti.</p> <p>Gençlerin yüzde 73'ü, geçen yıl itibarıyla şimdiye kadar aldığı eğitimden memnun olduğunu belirtti. Bu oran, genç erkeklerde yüzde 72,3 iken, genç kadınlarda yüzde 73,7 oldu.</p> <p>Türkiye Kadına Yönelik Şiddet Araştırması, 2024 yılı sonuçlarına göre, son 12 ayda en fazla şiddete maruz kalanların, 15-24 yaş grubundaki genç kadınlar olduğu görüldü. Genç kadınlara yönelik şiddet türleri arasında yüzde 15,2 ile psikolojik şiddet, ilk sırayı aldı. Bunu yüzde 7,3 ile dijital, yüzde 5,8 ile ısrarlı takip, yüzde 4,6 ile ekonomik, yüzde 3,8 ile fiziksel ve yüzde 1,8 ile cinsel şiddet izledi.</p> <p><strong>Gençlerin yapay zeka kullanma oranı yüzde 39,4</strong></p> <p>Yapay Zeka İstatistiklerine göre, 2025'te internet kullanan bireylerden üretken yapay zeka kullandığını beyan eden 16-24 yaş grubundaki gençlerin oranı, yüzde 39,4 oldu. Bu oranın genç erkeklerde yüzde 38,3, genç kadınlarda ise yüzde 40,5 olduğu görüldü.</p> <p>Yapay zeka kullanan gençler incelendiğinde yüzde 75,3'ünün özel, yüzde 53,9'unun örgün eğitim ve yüzde 19,7'sinin ise mesleki ve iş amaçlı kullandıkları görüldü.</p> <p>Yapay zeka kullanmadığını beyan eden gençlerin nedenlerinin, yüzde 80,7 ile ihtiyaç duyulmaması, yüzde 8,2 ile nasıl kullanılacağının bilinmemesi, yüzde 8,1 ile varlığından haberdar olunmaması ve yüzde 2,8 ile gizlilik, güvenlik veya emniyetle ilgili endişeler olduğu görüldü.</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/turkiyede-genclik-gercegi-nufus-istihdam-ve-yasam-memnuniyeti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:54:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/turkiyede-genclik-gercegi-nufus-istihdam-ve-yasam-memnuniyeti.jpg" type="image/jpeg" length="79355"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[TCMB enflasyon ara hedeflerini yükseltti!]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/tcmb-enflasyon-ara-hedeflerini-yukseltti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/tcmb-enflasyon-ara-hedeflerini-yukseltti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[TCMB Başkanı Fatih Karahan, enflasyon ara hedeflerinin 2026, 2027 ve 2028 yılları için sırasıyla yüzde 24, yüzde 15 ve yüzde 9'a yükseltildiğini açıkladı.]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>- "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz"<br />
- "2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik"</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, "Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz." dedi.</p>

<p>Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu.</p>

<p>Küresel büyüme görünümüne ilişkin beklentilerin jeopolitik gelişmelerin etkisiyle zayıfladığını belirten Karahan, bu nedenle, 2026 yılı için dış talep varsayımlarını aşağı yönde güncellediklerini ifade etti.</p>

<p>İkinci güncellemelerinin petrol ve ithalat fiyatlarıyla ilgili olduğunu dile getiren Karahan, "Jeopolitik gerilimin bir sonucu olarak petrol fiyatlarında kuvvetli artışlar gözlendi. Sürecin seyrine ilişkin belirsizlik devam etmekle birlikte petrol fiyatlarının yıl içinde kademeli olarak azalacağını varsaydık. " diye konuştu.</p>

<p>Karahan, bu çerçevede, petrol fiyatlarıyla beraber ithalat fiyatlarına ilişkin varsayımlarını belirgin şekilde yukarı yönlü güncellediklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bunlara ek olarak, gıda fiyatları varsayımlarını gerçekleşme ve tarımsal emtia fiyatlarındaki görünüm kaynaklı olarak yükselttiklerini kaydeden Karahan, "Tahminlerimizi oluştururken, para politikası duruşunun önceki rapor dönemine göre daha uzun süre daha sıkı kaldığı bir görünüm esas aldık. Ayrıca, ekonomi politikalarındaki eşgüdümün de devam edeceği varsayımını yansıttık. " ifadelerini kullandı.</p>

<p>Geçen yılın üçüncü Enflasyon Raporu toplantısında, ara hedeflerin değiştirilmesinin ancak rapor dönemleri arasında olağanüstü güncellemeler olması halinde mümkün olacağının iletişimini yaptıklarını belirten Karahan, şu ifadeleri kullandı:</p>

<p>"Mevcut rapor döneminde, yaşanan olağandışı jeopolitik gelişmelerin etkisiyle varsayım setimizde olağanüstü güncellemeler yapmış olduk. Dolayısıyla bu dönemde ara hedeflerimizde güncellemeye gitmek durumunda kaldık. Bu doğrultuda, 2026 yılı ara hedefimizi yüzde 24’e, 2027 yılı ara hedefimizi yüzde 15’e, 2028 yılı ara hedefimizi ise yüzde 9 seviyesine yükselttik."</p>

<p>Karahan, savaş ve yüksek belirsizlik ortamının ara hedeflerdeki güncellemelerin yanı sıra "tahmin belirsizliğinin iletişimine dair yeniden gözden geçirmeleri de beraberinde getirdiğini vurguladı.</p>

<p>Son yıllarda pandemiden savaşa kadar uzanan bir yelpazede yaşanan arz şoklarının sık ve derin nitelikleriyle yapısal kırılmalara ve artan belirsizliklere yol açtığını ifade eden Karahan, bunun ise tahmin aralıklarının mevcut ve gelecek belirsizlikleri ölçme yeterliliğine dair tartışmalara yol açtığını dile getirdi.</p>

<p>Karahan, içinden geçilen şokun savaş gibi uç bir olay olduğu da düşünüldüğünde, büyük ölçekli ve doğrusal olmayan etkilerin de resme girdiğini eklemek gerektiğini söyledi.</p>

<p>Geçen yıllara bakıldığında, böylesi karmaşık şok ortamlarında, birçok merkez bankasının iletişiminde tahmin aralığı yaklaşımına ara verdiğinin göze çarptığını belirten Karahan, şunları kaydetti:</p>

<p>" Pandemi sonrası dönemde “betimsel risk anlatımı” ve “senaryolara” yer veren merkez bankalarının sayısı artış göstermekte. Bu bağlamda biz de içinden geçtiğimiz yüksek belirsizlik ortamında “tahmin aralığı iletişimine” ara vermenin yerinde bir yaklaşım olduğunu değerlendiriyoruz. Dolayısıyla bu rapor döneminde bir iletişim revizyonu eşliğinde, baz senaryo altında nokta tahminlerimizi ve kurul tarafından öne çıktığı değerlendirilen risk unsurlarını paylaşıyoruz. Enflasyonun 2026 yıl sonunda yüzde 26, 2027 yıl sonunda ise yüzde 15 olarak gerçekleşeceğini tahmin ediyoruz. Enflasyonun 2028 yıl sonunda yüzde 9’a geriledikten sonra orta vadede enflasyon hedefi olan yüzde 5 seviyesinde istikrar kazanacağını öngörüyoruz."</p>

<p>- "Petrol fiyatlarının yüksek kalması yukarı yönlü risklerin başında geliyor"</p>

<p>Karahan, savaşın gidişatına bağlı olarak petrol fiyatlarının temel varsayımlara göre daha uzun süre daha yüksek kalmasının yukarı yönlü risklerin başında geldiğini ifade etti.</p>

<p>Diğer taraftan, savaşın gidişatının daha ılımlı olması durumunda petrol fiyatlarının temel varsayımlardan düşük kalarak enflasyon üzerinde aşağı yönlü etki yapabileceğini ifade eden Karahan, şu değerlendirmelerde bulundu:</p>

<p>"Doğal gazda enerji arz güvenliğine ve Avrupa LNG talebine ilişkin riskler fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı oluşturabilir. Gıda fiyatları tarafında da uluslararası tarımsal emtia fiyatları, iklim koşulları ve arz gelişmeleri önemini koruyor. Özellikle işlenmemiş gıda grubunda arz yönlü gelişmeler, kısa vadeli enflasyon görünümü üzerinde her iki yönde de etkili olabilir. Diğer taraftan, arz yönlü şokların son dönemlerde daha sık ve art arda görülmesinin, fiyatlama davranışları ve enflasyon ataleti açısından riskler barındırdığını eklemek gerekir. Tedarik zincirlerinde olası aksaklıkların büyüyerek sürmesi durumunda maliyet baskılarının artabileceğini değerlendiriyoruz. Bu çerçevede, para politikası duruşumuzu oluştururken; risklerin yönünü ve enflasyon beklentileri üzerindeki olası etkilerini bütüncül bir yaklaşımla değerlendirmeye devam edeceğiz."</p>

<p>Karahan, son rapor döneminden bu yana yaşanan şok ve yarattığı sisin dezenflasyon sürecini olumsuz etkilese de bu durumun fiyat istikrarına ulaşma yolundaki kararlılıklarını değiştirmeyeceğini vurguladı.</p>

<p>Yaşanan gelişmelerin orta vadeli enflasyon görünümü üzerindeki yansımaların para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirten Karahan, "Her vesileyle vurguladığım gibi; fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme ve toplumsal refah artışı için bir ön koşul. Bu bağlamda, ara hedeflerle uyumlu bir seyir içinde fiyat istikrarı sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu sürdüreceğimizi yeniden belirtmek isterim." ifadelerini kullandı.</p>

<p>- "(ABD/İsrail-İran Savaşı) Özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk"<br />
- "Savaşın bir belirsizlik bulutu eşliğinde dezenflasyon görünümünü etkilediği şu günlerde de kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum"</p>

<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, ABD/İsrail-İran Savaşı'yla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini belirterek, "Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk." dedi.</p>

<p>Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu'nun tanıtımı amacıyla İstanbul Finans Merkezi'ndeki Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Yerleşkesi'nde düzenlenen bilgilendirme toplantısında konuştu.</p>

<p>ABD/İsrail-İran Savaşı'yla yaşanan jeopolitik gelişmelerin dünya ekonomisini beklenmedik derecede ciddi bir belirsizlik ortamına ittiğini belirten Karahan, "Merkez bankaları açısından zor bir döneme kapı araladı. Bu ortamda savaşın özellikle enerji ve ulaştırma hizmet fiyatlarına ve dolayısıyla enflasyona hızlı yansımasına şahit olduk." ifadesini kullandı.</p>

<p>Karahan, bölgedeki gerilimin ve enerji arzındaki baskıların ne kadar süreceğinin en temel soru olarak durduğunu, enflasyonist etkilerin de kısa vadede canlı kalacağını değerlendirdiklerini söyledi.</p>

<p>Küresel beklentilerin, gerilimin ve sebep olduğu baskıların ağırlıklı olarak kısa vadeli olacağı senaryosu etrafında şekillense de bu sürecin enflasyon görünümü üzerindeki olası ikincil etkilerinin izlenmesinin önem taşıyacağını dile getiren Karahan, "Bu bağlamda dezenflasyon sürecinde etkili sonuçlara ulaşmanın formülü, yine para politikasında veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşım izlemekten geçiyor. Dolayısıyla savaşın bir belirsizlik bulutu eşliğinde dezenflasyon görünümünü etkilediği şu günlerde de kararlılığımızdan taviz vermediğimizin altını çizmek istiyorum." diye konuştu.</p>

<p>Karahan, yaşanan etkilerin orta vadede enflasyon görünümü üzerindeki yansımalarının para politikası duruşuyla şekilleneceğini belirterek, fiyat istikrarı doğrultusunda tüm araçları kullanmaya devam edeceklerine vurgu yaptı.</p>

<p>- "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta"</p>

<p>Küresel ekonomik görünüme ilişkin halihazırda süregelen belirsizliğin, jeopolitik gelişmelerden kaynaklı olarak belirgin şekilde yükseldiğini dile getiren Karahan, "Hürmüz Boğazı'nın kapatılması, küresel enerji arzı açısından risk oluşturmakta. Öncü göstergeler küresel iktisadi faaliyette yavaşlama, girdi maliyetlerinde artış ve tedarik zincirlerinde aksamalara işaret ediyor." açıklamasında bulundu.</p>

<p>Karahan, şubat ayı sonunda başlayan savaşla keskin bir şekilde artan enerji fiyatlarının yüksek düzeyini koruduğunu kaydetti.</p>

<p>Son dönemdeki azalışla birlikte petrol fiyatlarındaki oynaklığın tarihsel ortalamasının üzerinde olduğunu ifade eden Karahan, "Enerji fiyatları kadar yüksek olmamakla birlikte endüstriyel metal ve tarımsal emtia kaynaklı olarak enerji dışı fiyatlar da artıyor." dedi.</p>

<p>- Büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz</p>

<p>Karahan, yüksek küresel belirsizliğin tüketici ve üretici güvenini olumsuz etkilediğini söyleyerek, şunları kaydetti:</p>

<p>"Başta savaş bölgesinde yer alan ülkeler olmak üzere birçok ekonomide büyüme öngörülerinin aşağı yönde güncellendiğini görüyoruz. Bu yıl küresel büyümenin belirgin şekilde ivme kaybetmesi bekleniyor. Buna bağlı olarak Türkiye'nin dış talebinin de zayıflayacağını öngörüyoruz. Enerji fiyatlarına bağlı olarak manşet enflasyon küresel ölçekte arttı. Bu artışın net enerji ithalatçısı ülkelerde daha belirgin olduğunu görüyoruz. Bu yıla ait enflasyon tahminleri de hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkeler için yukarı yönlü güncellendi.</p>

<p>Çekirdek enflasyon oranları şimdilik daha ılımlı bir seyir izliyor. Bundan sonraki süreçte savaşın gelişimi, enerji nakliyatındaki aksamaların boyutu ve süresi belirleyici olacak. Savaşın başından bu yana küresel anlamda para politikalarının ilk tepkisi sınırlı oldu. Buna karşın gelişmiş ülkelerde beklenen faiz indirimlerinin ötelendiğini ve bazılarında faiz artışı olasılıklarının da piyasa fiyatlamalarına yansıdığını görüyoruz. ABD Merkez Bankasının yüksek olasılıkla yıl boyunca politika faizini değiştirmeyeceği fiyatlanırken, Avrupa Merkez Bankasının ise yılın ikinci yarısında politika faizini artırması bekleniyor."</p>

<p>- "Gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası küresel risk iştahı üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor"</p>

<p>Karahan, enerji arzına ilişkin aksamaların sürmesi durumunda fiyat artışlarının ikincil etkilerini kontrol altına almak ve beklentileri çıpalamak için küresel ölçekte daha güçlü bir para politikası tepkisi gerekebileceğini kaydetti.</p>

<p>Artan jeopolitik belirsizliğe bağlı olarak mart ayında gelişmekte olan ülke piyasalarından portföy çıkışlarının gözlendiğini ifade eden Karahan, "Nisan ayında söz konusu piyasalara bir miktar portföy girişi gerçekleşti. Savaşın seyrinin yanı sıra bu yıl boyunca gelişmiş ülkelerin izleyeceği para politikası da küresel risk iştahı ve portföy hareketleri üzerinde etkili olma potansiyeli taşıyor." değerlendirmesinde bulundu.</p></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/tcmb-enflasyon-ara-hedeflerini-yukseltti</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 11:02:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/tcmb-enflasyon-ara-hedeflerini-yukseltti.jpg" type="image/jpeg" length="14501"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Karahan'dan Enflasyon Mesajı: Dezenflasyon Sürüyor Ama Riskler Devam Ediyor]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/karahandan-enflasyon-mesaji-dezenflasyon-suruyor-ama-riskler-devam-ediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/karahandan-enflasyon-mesaji-dezenflasyon-suruyor-ama-riskler-devam-ediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu sunumunda ekonomi ve fiyat istikrarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Fatih Karahan, yılın ikinci Enflasyon Raporu sunumunda ekonomi ve fiyat istikrarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p> <p>Karahan, Mayıs 2024'te ulaşılan enflasyon zirvesine kıyasla belirgin bir düşüş yaşandığını ancak enflasyonun halen yüksek seviyelerde seyrini sürdürdüğünü söyledi.</p> <p>Karahan, küresel ekonomik koşulların ve jeopolitik gelişmelerin Türkiye ekonomisi üzerinde etkili olmaya devam ettiğini belirterek, Körfez'deki gerilimin kısa vadede enflasyonist etkilerinin canlı kalabileceğini ifade etti. Buna rağmen nisan ayında ihracatta artış, ithalatta ise düşüş yaşandığını kaydeden Karahan, dış dengede olumlu bir görünüm oluştuğunu dile getirdi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Talep koşullarına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Karahan, kart harcamalarının yatay seyrinin ve perakende satışlardaki ivme kaybının iç talepte yavaşlamayı teyit ettiğini söyledi. İlk çeyrek verilerinin genel olarak dezenflasyonist bir talep ortamına işaret ettiğini belirten Karahan, sıkı para politikasının etkisiyle talep kompozisyonunda daha dengeli bir görünümün sürdüğünü vurguladı.</p> <p>İşgücü piyasasına da değinen Karahan, işsizlik oranının geçmiş dönem ortalamalarının altında seyrettiğini ancak geniş tanımlı göstergelerin daha az sıkı bir işgücü piyasasına işaret ettiğini belirtti.</p> <p>Karahan ayrıca 2026 yılında küresel büyümenin belirgin şekilde yavaşlamasının beklendiğini, bunun Türkiye'nin dış talebini de sınırlayabileceğini ifade etti. Buna karşın cari açığın milli gelire oranının uzun dönem ortalamasının altında kalmasının öngörüldüğünü söyledi.</p> <p>Para politikasına ilişkin mesajlar da veren Karahan, dezenflasyon sürecinde veri odaklı ve ihtiyatlı bir yaklaşımın sürdürüleceğini, fiyat istikrarı hedefi doğrultusunda tüm araçların kullanılmaya devam edileceğini vurguladı.</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/karahandan-enflasyon-mesaji-dezenflasyon-suruyor-ama-riskler-devam-ediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:43:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/karahandan-enflasyon-mesaji-dezenflasyon-suruyor-ama-riskler-devam-ediyor.jpeg" type="image/jpeg" length="66167"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Bakır fiyatları rekor seviyelere yakın seyrediyor]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/bakir-fiyatlari-rekor-seviyelere-yakin-seyrediyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/bakir-fiyatlari-rekor-seviyelere-yakin-seyrediyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Bakır fiyatları Çarşamba günkü seansta kazançlarını ton başına 14.000 doların üzerine taşıyarak, Ocak ayı sonunda ulaşılan 14.527,50 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesine oldukça yaklaştı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Bakır fiyatları Çarşamba günkü seansta kazançlarını ton başına 14.000 doların üzerine taşıyarak, Ocak ayı sonunda ulaşılan 14.527,50 dolarlık tüm zamanların en yüksek seviyesine oldukça yaklaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p>Fiyat hareketlerinde arz yönlü riskler baskın olmaya devam ediyor.</p> <p>Çin'deki güçlenen spot talep ve işlenmiş metal piyasalarındaki sıkılaşma fiyatları destekliyor. Özellikle Orta Doğu'daki kısıtlı kükürt arzı, tedarik zincirinin belirli noktalarında üretim baskısı yaratmayı sürdürüyor.<br /> <br /> Fiyatların 14.000 dolar seviyesini aşması, bakır piyasasındaki daralmanın boyutunu gözler önüne seriyor. ABD dışındaki düşük stok seviyeleri ve önemli üretim bölgelerindeki devam eden aksamalar, fiyatları talebe yönelik her türlü artışa karşı daha hassas hale getiriyor. Orta Doğu'daki gerginliğe rağmen metal piyasaları dirençli kalsa da yüksek enerji maliyetleri ve makroekonomik belirsizlikler küresel büyüme beklentilerini baskılamaya devam ediyor.<br /> <br /> Bakır, makro ekonomik duyarlılıkla daha yakından ilişkili bir hale geldi. ABD hisse senedi piyasalarındaki güçlenme ve teknoloji talebine yönelik iyimserlik, jeopolitik risklere rağmen piyasa ivmesini destekliyor. COMEX ile LME arasındaki arbitrajın yeniden açılması ise ABD'ye metal akışını teşvik ederken, diğer bölgelerdeki arzın daha da sıkılaşmasına neden oluyor.<br /> <br /> Buna rağmen mevcut fiyat seviyelerinin temel tüketimden ziyade arz endişeleriyle yönlendirildiği görülüyor. Yüksek petrol fiyatları ve sıkı finansal koşulların talep üzerinde baskı oluşturmaya devam etmesi beklenirken, arz aksamalarının azalması durumunda bakır fiyatlarında bir geri çekilme yaşanabileceği öngörülüyor. Piyasa odağının stok trendleri ve Çin'den gelecek talep sinyallerinde kalması bekleniyor.<br /> <br /> Piyasa konumlanması da fiyatlardaki yükselişi destekler nitelikte. Son yayımlanan COTR raporuna göre, bakırda spekülatif net uzun pozisyonlar 8 Mayıs haftasında 611 lot artarak 60.576 lot ile Aralık 2025'ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı. Benzer bir artış çinkoda görülürken, alüminyumda spekülatif pozisyonlarda hafif bir azalma kaydedildi. Diğer yandan alüminyum, LME depolarından metal çekme taleplerindeki artışla Mart 2022'den bu yana en yüksek seviyesine tırmandı.<br /> <br /> Kıymetli metaller tarafında ise dünyanın ikinci en büyük altın tüketicisi olan Hindistan, altın ve gümüş ithalat vergilerini %6'dan %15'e yükseltti. Bu adım, İran ile devam eden çatışmaların etkisiyle rupiyi destekleme ve döviz rezervleri üzerindeki baskıyı hafifletme çabası olarak değerlendiriliyor. Başbakan Narendra Modi'nin vatandaşlara altın alımlarını ve yakıt tüketimini sınırlama çağrısının ardından gelen bu vergi artışının, Hindistan'daki fiziksel altın talebini kısa vadede baskılaması bekleniyor.</p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/bakir-fiyatlari-rekor-seviyelere-yakin-seyrediyor</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:38:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/bakir-fiyatlari-rekor-seviyelere-yakin-seyrediyor.jpg" type="image/jpeg" length="92534"/>
    </item>
    <item turbo="true">
      <title><![CDATA[Özel Sektör Tahvillerinde Tarihi Yabancı Girişi]]></title>
      <link>https://finansgundem.com.tr/ozel-sektor-tahvillerinde-tarihi-yabanci-girisi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://finansgundem.com.tr/ozel-sektor-tahvillerinde-tarihi-yabanci-girisi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Orta Doğu'yu karıştıran savaş özellikle yabancı yatırımcıların TL varlıklardan çıkış yapmasına yol açtı]]></description>
      <turbo:content><![CDATA[<p>Yabancı yatırımcı bu yıl özel sektör tahvillerinde rekor kırdı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div> <p>NBE'nin haberine göre; Orta Doğu'yu karıştıran savaş özellikle yabancı yatırımcıların TL varlıklardan çıkış yapmasına yol açtı. Ateşkes ve müzakere ile yeniden giriş sinyalleri alınsa da özellikle devlet tahvillerinde yabancının yüklü satışı gerçekleşti. Bu dönemde özel sektör tahvillerinde ise önceki yıllara göre çok farklı bir seyir yaşandı. Merkez Bankası verilerine göre bu yıl özel sektör tahvillerine yabancı yatırımcının net girişi 972 milyon doları geçti ve bu tarihi en yüksek seviyeye işaret ediyor. Geçen yılın tamamına göre yüzde 148'e yaklaşan artış var. Uzmanlar özel sektör tahvillerine yönelik alım programları yürüten Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) ile Dünya Bankası'nın bu gerçekleşmede etkili olduğunu vurguladı.</p><div id='ad_121' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <div id='ad_121_mobile' data-channel='121' data-advert='temedya' data-rotation='120' class='mb-3 text-center'></div> <p><strong>Tarihi seviyede net alım</strong><br /> <br /> Merkez Bankası'nın yabancı yatırımcıların yurtiçi piyasada yaptıkları alımlara yönelik verileri ABD ve İsrail'in İran'a savaşıyla birlikte yılın başındaki seyrini değiştirdiğini ortaya koyarken bu durumdan etkilenmeyen bir TL varlık dikkat çekti. Verilere göre yurtiçinde ihraç edilen özel sektör tahvillerine yabancı yatırımcının bu yıl başından bu yana ilgisi sürüyor. Öyle ki ocak sonunda üst üste iki hafta 363.55 milyon dolar ve 555.12 milyon dolarlık net alım yapan yabancı yatırımcının özel sektör tahvillerinde 27 şubat haftasında da 454.5 milyon doları bulan giriş gerçekleştirdiğini gösteriyor. Nisan sonu ve mayıs başında 400 milyon dolara yaklaşan net satışa rağmen bu yıl yabancı yatırımcıların özel sektör tahvillerine net girişi 972.03 milyon dolar ile daha önceki yıllarda görülmemiş bir seviyeye yükseldi. Yabancı yatırımcılar özel sektör tahvillerine geçen yılın tamamında 392.32 milyon dolar, 2024 yılının tamamında ise 333.11 milyon dolar net giriş yapmıştı.<br /> <br /> <strong>Devlet tahvillerinde net satış</strong><br /> <br /> Yine Merkez Bankası verileri yabancı yatırımcıların hisse senetlerinde bu yıl net alımının geçen yılın tamamına göre yüzde 1,76 kayıpla 2 milyar 227,8 milyon dolar iken, devlet tahvillerinde geçen yılın tamamına göre yüzde 150 düşüşle 1 milyar 426,3 milyon dolar net çıkışı bulunuyor. Devlet tahvillerinden bu kadar kaçış yaşanırken özel sektör tahvillerine giriş olması piyasa uzmanlarınca da ilginç bulunuyor. Daha güvenli ve yüksek kredibiliteye sahip devlet tahvillerinde çıkış yaşanırken özel sektör tahvillerine yabancı yatırımcının net girişinin rekor kırmasına yönelik uzmanlar EBRD ve Dünya Bankası gibi kurumların şirketlere destek için yaptıkları alımların etkili olduğu yorumunu yaptı.<br /> <br /> Öte yandan özel sektörün yurtiçi tahvil ihraçları da bu yıl oldukça hızlı. Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) verilerine göre henüz daha mayısın başı olmasına karşılık geçen yılın ilk 5 ayındaki ihraçlar oldukça aşıldı. Verilere göre geçen yılın ilk 5 ayında 370 milyar liralık yurtiçinde sermaye aracı ihracı yapılırken bu yıl daha mayıs başında bu rakam 577.5 milyar liraya yükseldi. Bu geçen yılın ilk 5 ayına göre yüzde 56 artışa işaret ediyor.<br /> <br /> <strong>Borçlanma aracı ihracı %45,8</strong><br /> <br /> SPK verilerine göre geçen yılın ilk 5 ayında özel sektörün yurtiçi borçlanma araçları ihracı 228.7 milyar lira iken bu yıl yüzde 45,83 artışla 333.5 milyar liraya yükseldi. Kira sertifikası ihraçları da geçen yılkı 113.6 milyar liranın yüzde 51,2 üzerinde 171.7 milyar liraya çıkarken diğer sermaye piyasası araçları ihraçları ise geçen yılın ilk beş ayına göre yüzde 160,4 artışla 72.2 milyar liraya çıktı. Bu artışlarda hem Orta Doğu'daki savaşın etkisi hem de yılın ilk iki ayında yüksek gelen enflasyon verisi sonrası sıkı para politikasının sürdürülmesinin etkisi de bulunuyor. Yurtiçinde bankacılık sektöründe finansman maliyetinin yüksek olması özel sektörü tahvil ihraçlarına yönlendiriyor.<br /> </p></p><div class='article-source py-3 small '> </div></p><div class="article-source py-3 small ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>Haber Merkezi</span>
    </div>
]]></turbo:content>
      <category>Ekonomi</category>
      <guid>https://finansgundem.com.tr/ozel-sektor-tahvillerinde-tarihi-yabanci-girisi</guid>
      <pubDate>Thu, 14 May 2026 10:31:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://finansgundemcomtr.teimg.com/crop/1280x720/finansgundem-com-tr/uploads/2026/05/ozel-sektor-tahvillerinde-tarihi-yabanci-girisi.jpg" type="image/jpeg" length="66008"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
